h

Hz Ebubekir

2 üye
Takip
Allah Resûlü’nün dünyaya geldikleri günün tam 63 seneyi tamamlayan dönümünde halife oluyor; O’nunla arasındaki yaş farkı kadar halifelik makamında kalıyor ve yaşı O’nunkine, 63’e ulaşınca kendisi de ilâhî visale ve öbür âlemde büyük Dost’una kavuşuyor. Kemmiyetlerin, keyfiyetler etrafında ne esrarlı raksı…
Sayfa 21 - 2023 / HAZRET-İ EBUBEKİR, HALİFE / b.d.y
Hz Ebubekir
Ebû Bekir, Kâinatın Efendisi tarafından kurulmuş ve dolayısıyla yıkılması imkânsız bulunan İslâm kubbesinin geçirdiği zelzeleden asla yılmadı. Bu korkunç sarsıntıdan yılmayan, şaşırmayan, muvazenesini kaybetmeyen bir o…
Sayfa 20 - 2023 / HAZRET-İ EBUBEKİR, BİR O! / b.d.y
Hz Ebubekir
Reklam
Hazret-i Ebû Bekir’in hayatında, onun büyüklüğü bakımından en yakıcı, en çarpıcı hâdise, Allah Resûlü’nün ilâhî visale kavuştukları ândır: Allah Resûlü, mukaddes gözleri yumulu, en büyük hareket ve hayat âlemine geçmişken; yatağında ve zahirde hareketsiz ve cansız yatıyor ve bu manzara herkesi dehşetlerin en dipsizine düşmüş bulunduruyor. İnsan aklı bu manzarayı içine alamıyor; sökülüyor, yırtılıyor, parçalanıyor. “Muhal” gibi bir şey… Peygamber ölür mü? Dünyanın en büyük akıl ve muvazene örneklerinden Hazret-i Ömer, kılıcını çekmiş haykırıyor: — Kim Muhammed öldü derse kafasını keserim! O ölmedi! Belki Îsâ Peygamber gibi Rabbine gitti. Geriye döner ve ölümünü yayanların ellerini, ayaklarını keser. Münafıklar uyduruyor bunu. Medine yakınlarında “Sünh” isimli yerde oturan Ebû Bekir, müthiş haberi almış ve koşa koşa Allah Resûlü’nün evine gelmiştir. **Bakın, incelik, rikkat ve sır idraki nasıl kamaşan aklın üstüne çıkıyor: Ömer’e hitabı:** — Kes sesini yâ Ömer, böyle şeyler söyleme! Sonra imdat bekleyen herkesi etrafında toplayıp bir anda aklı, ruhu, İslâm’ı ve insanı kurtarıveriyor: — Ey insanlar! Eğer Muhammed’e tapıyorsanız bilin ki O öldü! Eğer Allah’a tapıyorsanız O Hayy’dır ve Lâ-yemût’tur; ölmez! Ve O’nun sadece Resûl olduğuna ve her peygamber ve insan gibi ölümü tadacağına dair âyeti okuyor. Her şey kurtulmuştur.
Sayfa 20 - 2023 / HAZRET-İ EBUBEKİR, BÜYÜK ÂN / b.d.y
Hz Ebubekir
Bütün gazalarda Kâinatın Efendisi’ni bir ân bile bırakmadı. Daima yan yana... Bedir, Uhud, Hendek, Huneyn, Hudeybiye ve büyük Fetih’te ve onları takip eden hareketlerde daima Allah’ın Resûlü’yle beraber... (...) Her gazada Gaye–İnsan ve Ufuk–Peygamber’in en sağlam kalkanı Ebû Bekir...
Sayfa 19 - 2023 / HAZRET-İ EBUBEKİR, BAĞLILIK / b.d.y
Hz Ebubekir
Bir gün bir kadeh bal şerbeti istiyor. Getiriyorlar... Kadehi dudaklarına değdirir değdirmez kendisini bir gözyaşıdır tutuyor. O kadar ağlıyor ki, etrafındaki sahabîleri de, sebebini bilmedikleri hâlde hüngür hüngür ağlatıyor. Nihayet sorabiliyorlar: — Yâ Ebû Bekir, niçin ağlıyorsun? Elinde kadeh, cevap veriyor: — Biliyorsunuz; Allah Resûlü’nün huzurlarında yalnız başıma bulunduğum zamanlar olurdu. Bunlardan birinde kendilerine takdim edilen bir şeyi kabul etmediklerini gördüm ve sormak cüretini gösterdim: “Niçin kabul etmiyorsun, ey Allah’ın Resûlü?” Dediler ki: “O dakikada dünya, büyüleyici bir şekle bürünüp karşıma çıktı. Benden uzak olmasını söyleyince gitti; bir an sonra yine geldi ve dedi: ‘Sen benden kurtulmuş olsan da senden sonra gelecekler kurtulamazlar!’” İşte o ânı hatırladığım ve dünyanın bana nüfuz etmesinden korktuğum için ağlıyorum!..
Sayfa 18 - 2023 / HAZRET-İ EBUBEKİR, GÖZYAŞI / b.d.y
Hz Ebubekir
(...) Cennetle müjdelenenlerin başı, dört büyük halifenin reisi, bütün sahabîlerin hiza noktası olan Ebû Bekir; Kur’ân’ı kelimesi kelimesine hıfz etmiş ve sırlara, ümmetten bir fert için mümkün olduğu kadar nüfuz etmişti. Şeriat hükümlerini de onun kadar bilen ve benimseyen ikinci bir fert gösterilemezdi. Hele İslâm’ın ruh ve bâtınını temsilde, Ebû Bekir, sahabîlerin kurduğu sıra dağlar içinde en yüksek tepe...
Sayfa 17 - 2023 / HAZRET-İ EBUBEKİR, O’NU İNKÂR / b.d.y
Hz Ebubekir
Reklam
Reklam