Herkesçe normal karşılanan bir olaya, “kadın yaşamının bazı anlarında kendi iradesi ve deneyimi dışında gizemli güçlerin etkisinde kalır” şeklinde olumsuz yaklaşmak, aslında yalnızca kendi içgüdülerimize ve doğamızın karanlık yönlerine karşı duyulan korkuyu ifade eder; bu durum, “kolayca baştan çıkarılanlara” kıyasla kendini daha güçlü, daha akıllı ve daha temiz hissetmek isteyen bazı insanlara haz veriyor olmalıdır. Diğer yandan ben, bir kadının özgürce ve tutkuyla içgüdülerinin peşine takılmasını, genellikle alışılageldiği üzere kocasının kollarında onu kapalı gözlerle aldatmasından daha dürüst bulurum.
Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
İçgüdüsel olarak korkuyordu. Sadece bu erkekten değil; tamamından. Onların doğasının daha sert ve daha düz olduğunu biliyordu. Kadınlar gibi duygusal bakmadıklarını, nahif düşünmediklerini, griye asla mahal vermediklerini biliyordu. Ya siyahtı onlarda ya da beyaz... Ve bu çelişki çok ürkütücüydü. Bir adamın ya tertemiz ya da çok kirli olması....
Grileri, pişmanlıkları, afallamaları, ince eleyip sık dokumaları yoktu.