"Sus! Sırası değil, sus! Yaptığım fedakarlık, Yunus Peygamber misali bir sona getirdi işte beni. Korkuyorum; ama pişman değilim... Oysa sen, şu canavardan bile daha ürkütücüsün!"
"İçedönüklük dışa dönmek suretiyle düzeltilecek bir şey değildir. Ancak düzeltilmesi gereken bir şey gözüyle bakmayarak düzeltilebilir. Bırakın içedönüklük de var olsun. Dışardaki yolculuklara izin verdiğiniz kadar içsel yolculuklara da izin verin."
Bedenimin yorulduğu kadar kalbimde ruhumda çok yorulmuştu. Uzun zamandır buralara uğramıyor kitap da okuyamıyordum. Oturdum kitaplığımın karşısına. Evirdim çevirdim. Hangisini okusam da iyi gelir diye düşündüm. El-hasıl elim kitabüz zühd kitabına gitti. Ve ben ne zaman böyle bunalımda olsam rabbim hep imdadıma yetişiyor. Şayet bu kitabı okumasam belki bu kadar hafiflemezdim. Yüküm bir nebze olsun azaldı. Patlamaya hazır bir balon gibiydim. Kitabı okumaya başlar başlamaz da bazı noktalarda dayanamadım ağladım. İçimdeki bulanık olan su birden coştu da sanki göz yaşı olarak dışarı çıkıyor idi. Her kitap beni ağlatamaz. Her kitap derdime derman ruhuma şifa olamaz. İşte bazı kitaplar bu yüzden iyi ki var.