- "Onun içindir ki, ya İslâmiyet'i, ya bu mezhepleri, yahut ve en doğrusu, hem İslâmiyet'i ve hem bu mezhepleri tanımayan bazı echel ve züppe tefsircilerin dillerine pelesenk ettikleri şekilde, İslâm demokrasya ve liberalizması, İslâm faşizması ve hattâ İslâm sosyalizma ve komünizması tarzındaki beyanlar, hakikat çilesi çekenlerce dünyanın en sefil, bîçare ve hakikate zıt ifadeleridir. İslâmiyet, kendisini bunlardan birine benzetmekten ve bunlardan birini öncü olarak kabul etmekten tamamıyla münezzeh; aksine, bunlardan her birinin, teker teker malik oldukları kısmî hak ve küllî haksızlık içinde, parça parça bulup da bütünleştiremedikleri yekpare ve toplayıcı hakikat merkezine, yani kendisine davet etmekle mükelleftir..."
Sayfa 208 - BÜYÜK DOĞU Yayınları