- "(...)Frankfurt Üniversite'si İlimler Tarihi Enstitüsünde bana bir "misafir doçent"lik kadrosu verdiler. Ben İlimler Tarihi yapmak istiyordum. İşime başladığımın birinci ayında Marburg Üniversite'sinden geldiler. Dediler ki: "Senato sizin Ordinaryüs Profesör'lüğünüzü kabul etti, gelip başlamanız lâzım. Yalnız, Kültür Bakanlığıyla konuşmanız lâzım." Çünkü Ordinaryüs profesör olacak bir insan Kültür Bakanı'yla konuşur, maaşının pazarlığını yapar. "Özür dilerim, ben gelemeyeceğim. Ben burada ilimler tarihi çalışmak istiyorum" dedim. Bana, "Siz burada doçentlik kadrosuna sahibsiniz." dedi. "Bunlar benim için hiç mühim değil, ben bilimler tarihiyle uğraşmak istiyorum." dedim. Adam çayımı bile içmeden ayrıldı odamdan. Ondan sonra ne zaman benimle konuştu biliyor musunuz? Kral Faysal Ödülü'nü kazandığım zaman 1978 yılında. bana telefon etti, yanıma geldi ve beni kucakladı: "ben odanızdan size kızarak çıkmıştım ama sizin hakkınız varmış." dedi. O zaman ben de profesör olmuştum zaten..."
II. Bölüm, Kendimizi Tanımak, -İnşaatta Çalışmayı Düşündüm-,Pınar Yayınları