Bir zamanlar, birbirlerini çok seven iki Aşık, yaşadıkları kasabaları birbirinden ayırarak, ortasından geçen bir nehrin olduğu, Küçük bir Şehirde yaşarlarmış.
Köprünün bulunmadığı bu Şehirde,
Nehir adeta Aşıkların buluşması için en büyük engelmiş. Nehri aşmanın, karşıdan karşıya geçmenin tek yolu, Kayıkçıların düzenlediği kayık seferleri imiş.
Bu Şehirde, nehrin ayırdığı iki ayrı Kasabada yaşayan Aşıkların ismi Aslı ile Kerem.
Yalnız ; Aslı'nın Kasabasında Aslı'yı çok seven başka bir erkek daha varmış. Onun da adı Temel.
Aslı Temel'in kendisini çok sevdiği bilir ancak Kerem'i çok sevdiği için Temel'e hiç yüz vermezmiş.
Günün birinde Aslı'nın Ailesi Aslı'yı Şehir dışından bir akrabaları ile evlendirmek için zorlayıp, baskı kurunca, Aslı'da bu durumdan kurtulmak için koşa koşa Kerem'e ulaşmak istemiş.
Evden hızlıca kaçıp Nehir kenarına gelen Aslı, üzerinde ne para ne de değerli hiçbir şey olmadığını fark edince, Kayıkçı'dan kendisini karşıya geçirmesini rica etmiş.
Kayıkçı Aslı'ya; Benimde tek geçim kaynağım bu iş, kusura bakma, parasını verirsen ancak Seni karşıya geçiririm. Demiş.
Aslı her ne kadar çok zor durumda kaldığını anlatmaya çalışsada, Kayıkçı; Benimde geçindirmek zorunda kaldığım bir Ailem var, bir çoğunun üzerinde Senin ki gibi güzel kıyafetleri bile yok, o derece yoksulum, eğer üzerindeki kıyafetleri ücret karşılığı verirsen Seni karşıya geçiririm. Demiş.
Aslı ilk başta itiraz etmiş ama Kerem'e kavuşmanın başka yolu olmadığı ve çaresiz olduğunu düşününce, Kayıkçı'nın teklifini kabul etmiş ve kıyafetlerini çıkartıp, Kayıkç'ıya vermiş.
Kayıkçı Aslı'yı karşıya geçirmiş ve bu kıyafetleri Eşinin çok beğeneceğini söyleyip, Mahçup bir edayla Aslı'ya teşekkür etmiş.
Aslı hemen Kerem'e koşmuş. Kerem kasaba ortasında Aslı'yı çıplak halde görünce deliye