Yaşadığın asır hangisi olursa olsun, sen insanlardan farklı olarak, ilminde imanında ve ahlakında hep sivri kalmak zorundasın. İlim, iman ve ahlak; bu üçü seni mağaraya, oradan da Arş'a götürecek şeylerdir.
Cahil kalmayı mağara yolunu tıkatan bir engel olarak, imanındaki arızaları da telafisi mümkün olmayan sıkıntılar olarak ve ahlaktan puan düşürmeyi de mağaraya yürüyememek olarak görmek zorundayız. Çünkü bu ümmetin temel karakteri ahlakıydı, imanlarına sahiptiler ve ilim sahibiydiler.
'' İlim sahibi olmak, mezara girene kadar bilme mücadelesini sürdürmektir '' ve bu da âlim olmaktır. Kitap yazmak alim olmayı göstermez. Nefes almayı, su ihtiyacını nasıl görüyorsan ilim ihtiyacını da öyle görüyorsan iyi yol alıyorsun demektir. Biz bir gayeyi konuşuyoruz ve o da Ashab-ı Kehf gibi olmaktır: Yani Allah'ın onları, zamanın modern ve çok imkânlı saraya koyduktan ve oradan Arş'a doğru yürüme imtihanını önlerine getirmesinden sonra hiç tereddüt etmeden imtihanı kazanacak tavrı göstermek. Zor zamanın adamı olmak.