Mesele: Velî, "kendinde olmak küfür, kendinden geçmek îmân!" der. Onun kasdında "kendinden geçmek!", hayatı ibadet ve Allah ve Resûlü aşkından doğan "vecd" eseridir; yâni herhangi bir vecd ve kendinden geçme de değil...
- "(...)Ümit içinde ümitsizlik ve ümitsizlik içinde ümidi gösteren bu şuur (hâl idraki, nefs muhasebesi ve ümit) önünde, her türlü "ümit" ve "ümitsizlik" lâfı, fikir ve aksiyon tütmediği müddetçe, îmân ve samimiyet güdüklüğünden işarettir.
Arkadaşlarım, dostlarım, hısım, akrabam ve kabilem! "Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah." Ben, iman ediyorum ki Allah'tan başka ilah yoktur ve Muhammed aleyhisselam, O'nun Peygamberidir. Puta tapmanız ise batıl ve gülünç bir ibadet şekli...
- O nasıl laf öyle ey Cündeb? Sözünü geri al! İlahlarımıza asla hakaret edemezsin! Yoksa sen de, biz de onların gazabına uğrarız. Çabuk pişmanlığını dile getir!
- !
- Olmaz! Söyleyen kim olursa olsun! Biz, putlarımıza hakaret ettirmeyiz! "Batıl" dediğin ibadet, atalarımızdan bize tevarüs etti... Bu putlara onlar taptılar; gözüğmüzü açtık bunu gördük; biz de tapıyoruz. Sen şimdi hangi cesaretle ilahlarımıza saldırıyorsun?
وَمَنْ اَعْرَضَ عَنْ ذِكْر۪ي فَاِنَّ لَهُ مَع۪يشَةً ضَنْكًا وَنَحْشُرُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اَعْمٰى
Kim de beni anmaktan yüz çevirirse şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve biz onu, kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz. (Tâ-hâ 20: 124)
Üzüntüyü Bırak Mutlu Olmaya Bak