[…] Bir insana verilecek en zalimce ceza onu yalnızlığa mahküm etmektir; bizler sosyal varlıklarız ve başkalarıyla ilişki içinde olduğumuzda en iyi şekilde yaşarız. Düşüncelerimizde ve davranışlarımızda esnek olmak zaman zaman konfor alanımızın dışına adım atmayı gerektirse de zihinlerimizi genç ve canlı tutar, hatta yeni beyin hücreleri üretilmesini sağlar.
Doğruyu yüzünü bile görmek istemediğim kadar nefret ettiğim (kişi) söylese "doğru" derim. Yanlışı canımı bile verecek kadar muhabbet ettiğim (kişi) söylese "yanlış" derim. Ve yeni bir şey daha öğrendim: Kibirli, câhil, anlayışsız ve hased insanlar dolu (bir tür yağış çeşidi) gibidir. Onlara karşı sadece sükût etmeli.
İki ilişkilerde yaşadığınız sorunlarda aydınlanmanın öyle bi seviyesi var ki orda karşı tarafın size dedikleri, yaptıkları hiç bi önem arz etmiyor, sizin temelde üzen şeyin yine kendiniz olduğunu fark ediyorsunuz ki bu da sizi kıymet verdiğiniz insanların sizi kırmasından çok daha fazla derinden yaralıyor....