4) Güçlü sendikalar ve örgütlü işçi hareketi
İngiltere’de sendikalar:
- Erken dönemde yasal statü kazandı
- Ekonomik taleplerini pazarlıkla elde edebildi
- Sınıf mücadelesini devrimci değil reformist bir çizgide yürüttü
Bu durum, Marx’ın beklediği türden bir devrimci örgütlenmenin önünü kapattı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sendikacılar için tek soru, hangi üreticilerin siyasi ayrıcalıktan yararlanacağıdır. Bunlar çalışanlar olabileceği gibi en büyük şirketler de olabilir.
Kapitalizmin gelişmesi bir işçi hareketi yaratır. Aydının hiçbir payı yok bu hareketin doğuşunda. Sendikacılık hiçbir zaman aydınların kılavuzluğunu istememiştir ama, Aydınlar sendikalara üşüşmüşlerdir. Böylece hareketi şuurlandırmış, daha doğrusu ona yepyeni bir mana kazandırmışlardır. Yani devrimci bir doğrultuya yönetilmişlerdir hareketi. İşçiyi kazanmak amacıyla demagoji yapmış, dalkavukluğa başvurmuş, tutamayacağı vaatlerde bulunmuşlardır. Aydınlar olmasa işçi hareketleri böyle istikamet alamazdı.
Ancak götürülen her sendikacı Amerikan istihbarat örgütleri tarafından incelendi,izlendi ve bu kişilerin zaafları tespit edildi.Bir-üç aylık sürelerde ajanların refakatinde gezdirilen sendikacıların kadına mı, paraya mı,kumara mı meyilli oldukları belirlendi.