Ben söylediklerimi yapmaya çalışıyorum. İşçilerle sürekli temas halinde olarak, yakın ilişkiler içine girerek ideolojik açıdan gelişmelerini sağlamaya çalışıyorum.
İşçiler ne zaman düşünecek? "Hayat gailesiyle" günü kurtarmaya çalışan yoksullar nasıl zaman bulup da düşünecek? Tarih boyunca filozofların yazılarında işçi, emekçi, zanaatkâr birçok yoksul, bazen alaycılıkla bazen de yüceltilerek neden ısrarla boy göstermiş, nasıl bir işlev görmüştür?
Jeanlin'in yattığı battaniyeye diz çöken doktor:
Başına bir şey olmamış, diye devam etti. Göğsüne de... Haa! Bacakları ezilmiş.
Çocuğu kendisi soyuyor, bir sütanne titizliğiyle, başındaki deri takkeyi çözüyor, ceketini çıkarıyor, pantolonuyla gömleğini sıyırıp çekiyordu. Az sonra zavallıcığın kan lekeleriyle ebrulaşmış, kara kömür tozu ve sarı toprakla kirlenmiş çırpı gibi vücudu ortaya çıktı. Sünger gezdirildikçe daha da zayıflıyordu sanki, teni öyle sarı, öyle saydamdı ki, kemikleri görünüyordu. Bir yoksullar ailesinin yozlaşmış bu son örneği, kayalar altında hemen hemen tuz buz olmuş, acılar içinde kıvranan bu insan taslağı gerçekten içler acısıydı.
Sayfa 199 - İş Bankası Yayınları, çev. Bertan Onaran·Kitabı okudu