Kitleler daima, bireyler ise çoğu zaman, her konuda hazır fikirlere ihtiyaç duyar. Bu fikirlerin başarısı, ne kadar doğru veya hatalı olduklarından bağımsız olarak yalnızca sahip oldukları itibardan ileri gelir.
Birey, kendi başına bir önem teşkil etmese de sırf bir makamda bulunduğu, belli bir servete ve unvana sahip olduğu için itibar görebilir. Üniformalı bir asker veya kırmızı cübbesiyle bir hâkim her zaman itibar görür.
Aslında itibar, bir kişinin, eserin veya bir fikrin üzerimizde bir çeşit hâkimiyet kurmasıdır. Bu hâkimiyet, tüm eleştiri kabiliyetimizi altüst edip ruhumuzu hayret ve saygı hissiyle doldurur.
İnsanlara dilediğiniz kadar kötü davranın, isterseniz milyonlarcasını katledin yahut onları hiç durmaksızın istila edin, eğer yeterli derecede itibarınız ve onu koruyacak kabiliyetiniz varsa size her şey mübahtır.