Açgözlüyü elini pençe gibi kullanışından, har vurup harman savuranı her şeye boş veren elinden, tedbiri elden bırakmayan sakini, şüpheciyi titreyen eklemlerinden tanırsın; parayı ister buruştursun, ister sinirli sinirli parçalara ayırsın, isterse de devir sırasında tükenmiş halde yorgun avcuyla masaya koysun, yüz farklı karakter, parayı tutarkenki hâlinden kendini şimşek gibi belli eder.
Sayfa 19 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Babası değildi. Her an benzerliğe dönüşmeye hazır, dar bir çizgide yürüdüğünü sanmıştı. Ama çizgi aslında dar değildi.
Büyük, aşılmaz bir uçurumdu. Julian asla onun gibi olamazdı. Öfkesinin açığa çıkmasına izin verse bile -bir tartışmada sesini yükseltse bile- babasının yaptığı zulümleri asla yapamazdı. Yakınından bile geçemezdi. Bunu sonunda şimdi görebiliyordu. Duş duvarına yaslandı ve içi boşalana kadar hıçkıra hıçkıra ağladı.
Şu âna kadar okuduğum romanların çoğunda şöyle bir şey fark ettim: Anakarakterler kısasa kısası savunur, kötü karakterler ise gerçek adaletin intikam olduğunun bilicindedir. Kitabın sonunda kötü