Bilim ve Teknik - Sayı 680 (Temmuz 2024)
İklim Kanunu çıkaracakları için Hiç şaşırtmadan karbon da karbon demişler. İklim müthiş kötüye gidiyormuş. Dünyaya çok karbon salıyormuşuz.
Ne kadar elektrik kullanmamız gerektiğine kadar hesaplar yapmışlar.
Bir pasif ev üzerinden gelecekte elektronik saatler ile yapacaklarını anlatmışlar. ısıtma için metrekare başına 15kw yıllık, ayrıca diğer enerji için 120kwh yıllık.
Sen çok karbon saldın kestim elektriğini. Kötü karbonlarız vesselam.
Diğer sayfada da taş kerpiç ve ahşap evlerin pasif ev olarak daha iyi olduğunu anlatmışlar.
Muhatabınız ise yapay zeka. Çık işin içinden.
Bir başka yerinde ise bulut tohumlama ile yağmur yağdırma anlatılmış.
Bu mevzu hırsızlığa girer mi?
#komploteorisi
Sadi Kürdî (Sadi Nursi), Batılılar'ın Anadolu'yu işgali sırasında bi çok din adamının tersine Milli Mücadeleye destek vermiş. Ama ilerde Kemâlist yönetiminin laiklik ilkesinden dolayı bu birliktelikden ayrılmış. Yıllar içinde Nursi uzun makaleler serisi olarak Nur Risaleleri'ni kaleme aldı. Hareket zamanla Nur (ışık) hareketi olarak tanındı. Nursi'nin fikirleri yayılmış ve İslamın günlük hayattaki anlamına dair muazzam boyutlardaki- milyonlarca insana bugün ilham kaynağı olan, 6 bin sayfalık Kuran yorumu dahil -yazı ve yorumlarıyla geriye "önemli" bir miras bırakmış. Kendisi Batılı ittifakın işgali sonucu Osmanlı düzeninin çökemsinden, yeni bir din-karşıtı devletin doğmasına geçiş tranvasına, kişisel olarak bizzat maruz kalmış anahtar tarihi şahsiyetlerden biriydi.
Her ne kadar Atatürk adı Müslüman dünya tarafından İslam hilafetinin ilgasıyla anılıyor olsa da, hilafetin ilgasının yarattığı boşluğun Atatürk'ün bizzat kendisi de gayet iyi farkındaydı. Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasının ardından Batı emperyalizmi tarafından derhal hakimiyet altına alınan Müslüman devletlerin içine düştüğü zor durumun bilincinde olarak, Atatürk şahsen daha sornaki bir tarihte hilafetin yeniden tehsis edilmesi ihtimalinden bahsetmiştir. 1927 de Atatürk şunu söylemiştir; Avrupa, Asya ve Afrika'da yaşayan Müslüman toplumların gelecekte bağımsızlıklarını kazanınca, bunların temsilcileri bir araya gelebilir ve birlikte hareket etmek amacıyla bir kurultay yapıp bir konsey kurabilirler. Böylece kurulacak 'pan-İslamî federal hükümet' Hilafet olarak adlandırılabilir, ortak konseyin başkanı olarak seçilecek kişiye de Halife ünvanı verilebilir.
Türkiye'nin Akp'si Kemâlizm'in güçlü Türk milliyetçiliği tonlarını ciddi biçimde geriye çekip paylaşılan İslami değerlere vurgu yapıyor, böylece Türkiye'nin imajını yumuşatıp Orta Doğu'da daha kabul edilebilir hale geliyor.