Rahmetli Turgut Özakman'ın onlar için kullandığı bir ifadeden yola çıkarak, bu biyografik seriyi isimlendirirken Millî Mücadele komutanları için '' Vatandan Başka Sevgili Bilmeyenler '' tanımlamasının en doğrusu olacağını düşündük.
Akıllı ve tecrübeli bir komutan, muharebe sırasında cephe gerisinde tecrübeli ve savaşçı bir yedek oyuncuya ihtiyacı olduğunu bilir. Fark yaratıp muharebe kazandıracak o gizli kahramanı doğru zamanda harp alanına sürmek ise asıl komuta yeteneğidir.
Kemal Tahir'den okuduğum ikinci kitap olan Esir Şehrin İnsanları, Mondros sonrası işgal altında olan İstanbul ve Anadolu topraklarını arka plana alan Tarihi bir üçleme.
Kitap, II. Abdülhamid'in vezirlerinden olan Selim Bey'in oğlu Kamil Bey'in yaşamını merkeze almaktadır.
Kamil Bey eğitimli, bilgili ve idealist orta yaşlı bir aydındır.
Eşi Nermin ve 6 yaşındaki kızı Ayşe ile İspanya'dan Türkiye'ye gemiyle gelmektedirler.
Kitap, üç bölümden oluşmaktadır: 1. Bölümde Esir İstanbul başlığı altında, İstanbul'un İngilizler tarafından işgali ve değişen sosyal hayat anlatılmaktadır.
2. Bölüm Bulanık başlığı adı altında Karadayı gazetesinde çalışma hayatı anlatılmaktadır.
3. Bölüm ise Kamil Bey başlığı altında Kamil Bey'in mapushane günleri anlatılmaktadır.
Kamil Bey yeni bir iş kurmak için okul arkadaşı olan İhvan'ın karısı Nedime Hanım'a ait olan Karadayı gazetesinde çalışmaya başlar ve burada değişen sosyal hayat, Milli Mücadele'nin akıbeti ve Mustafa Kemal Paşa hakkında fikirler edinir.
Kamil Bey ve arkadaşları Kuva-i Milliyeciler için teslim edilmesi gereken bir çantayı Ararat vapurunda yakalatınca tutuklanır ve mapushane günleri başlar. Kamil Bey bu haksızlık karşısında ne olursa olsun Nedime Hanım'ı asla ele vermez.
Özellikle üçüncü bölümde hapishanede geçen günler edebi ve psikolojik olarak çok iyiydi benim açımdan.
I. İnönü Zaferi'nin gölgesinde geçen kitapta Kemal Tahir her türden karakterlerle döneme adeta ayna tutmuş diyebilirim; sosyal farklılıklar, Osmancı, Batıcı ve Kuva-i Milliyeci gibi taraflar üzerinden halkı anlatmaktadır. Osmanlı'nın çöküşü ve bir milletin nasıl zor durumda olduğu kitapta net bir şekilde göze çarpmaktadır. Kemal Tahir, Kamil Bey üzerinden dönemin adaletsizliğin de bize göstermektedir.
Ben çok beğendim, harika bir giriş kitabı oldu seriye.
Çünkü Allah ile aldatılmış bir kitleyi bir kişinin aleyhine
çevirmenin en emin yolu bu alçak iddiadır. Türk
Kurtuluş Savaşı’nın büyük kumandanlarından Kâzım
Karabekir Paşa (ölm 1948) şöyle diyor: Ajanslarla gazetelerle ağızdan hücumlar hep Kemal Paşa ya idi. Ahlakı ihtirası hakkında her gün ağız dolusu laflar söylendiğini kendisi de biliyordu."