m

Milliyetçilik Üzerine

4 üye
Takip
MİLLİYETİNİZ KUR'ÂN ve İSLÂM'A KALE OLSUN...
“Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Sonra da ‘birbirinizi tanıyasınız diye’ milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız en ziyade takvâ sahibi olanınızdır. Allah ise her şeyi bilir. Her şeyden haberdârdır.” (Hucurât sûresi, 13) Mustafa Kutlu "Babam Cemil Meriç" isimli eserde diyor ki: “Biz bir hâfıza kaybına uğradığımız için, irfanî bilinç kaybı yaşadığımız için, Cumhuriyet eliti Türklüğü hâlâ rakı şişesinde arıyor. Kimi Moğollara uzanmaya çalışıyor. Oysa zoraki kimlikler tutmaz. Avrupalılar, 1600 prenslikten 30 devlete, 30 devletten tek birliğe geldiler. Biz bir devletten 30 devlet çıkardık. Şimdi bu 30’u da parçalayıp 300’e gitmeye çalışıyoruz...” Peki bu neden böyle oluyor? Yâni "milliyetçilik" Avrupa’ya böyle şifâ(!) verirken İslâm dünyasını neden zehirliyor? Bunun cevabı galiba "üst kimlik-alt kimlik" ilişkisinde saklı. Avrupalılar, milliyetçiliğin yükselişinden önce, Hristiyanlık üzerinden çok zayıf bir üst kimlik oluşturabilmişlerdi. Cahiliye kabileciliği, daha doğrusu klancılığı, faaldi. Bu yüzden milliyetçilik "ulus fikri" ile çıkıp geldiğinde onda yalancı bir şifâ buldular. Dağınıklıklarını bu çeşit "hayâlî cemaatlerle" bir nebze topladılar. Fakat iki dünya savaşının ardından ulusçuluk da yetmemeye başladı onlara. Şimdi gözlerini "Avrupa Birliği" dedikleri bütünleşmeye diktiler. Başarabilirler mi? #y:172’nin "Lemeat" isimli eserinde zikrettiği "ikiz iki dehâ" analizi öngörüyor ki: Böyle bir şey mümkün olmayacak. Çünkü özlerinde bir fay hattı var. Tastamam asla barıştırılamayacak. İşte iki dünya savaşı bu fay hattının depremleriydi.** __“Şimdi buna dikkat et: Eski Roma, Yunanın iki dehâsı vardı; bir asıldan tev'emdi. Biri hayal-âlûddu, biri maddeperestti. Su içinde yağ gibi imtizaç olamadı. Mürur-u zaman istedi,
Milliyetçilik Üzerine
MİLLİYETÇİLİK: BİR DİN!..
Modern milliyetçilik âyini, diğer bazı dinlerden daha basittir; ama nisbeten genç olduğu göz önüne alınırsa, bu âyin oldukça iyi geliştirilmiştir. Bu âyinin başta gelen sembolü ve merkezî tapınma nesnesi, millî bayraktır. Milliyetçiliğin kendi kutsal yolculukları ve kutsal günleri vardır. Aynı şekilde, milliyetçiliğin kendisine âit tapınakları (Anıtkabir gibi) vardır. [...] Milliyetçilik dini, hiçbir muhalife hoşgörü göstermeye yatkın değildir. Modern milliyetçilik gerçekten de eşine az rastlanır derecede eli kanlı bir dindir. Bu yüzyılın ilk yarısında milliyetçi savaşlarda katledilen insanların sayısı, Ortaçağda dört yüz yıllık Haçlı seferlerinde ölen insan sayıdan çok daha fazladır.
İz Yayıncılık
Milliyetçilik Üzerine
Reklam
- "(...)Manzumemde Türklük ve Milliyet dâvalarının red ve takbihini kendilerince pek mugayir bulan mu'terizler: "Asabiyete dâvet eden bizden değildir. Asabiyet üzere kıtalde bulunan bizden değildir. Asabiyet üzere ölen bizden değildir." tarzındaki pek çok eser ve hadîsle İslâm'da kavmiyet davasını merdut ve yasak olduğunu bilmiyorlar...
Sayfa 211 - HİLÂFETİN ESESLARI, -Asyalı Değiller!.. Lâhika:-, Dar-ul-Hilâfet-i Âliyye Medresesi Yayınları
Milliyetçilik Üzerine
TÜRKLER'DEN MURADIM!..
Milliyetleri İslâmiyet'le kaynaşan ve belki milliyetlerini İslâmiyet içinde eriterek medeniyet ve insanlığa mugâyir lekelerden uzak ve temizlenmiş bir milliyet nümûnesi gösteren Türklerden muradım, 6-7asırlık ömür sürmüş, cihangirlik payesine ayak basmış ve şark medeniyetinin son temsilcisi olarak azamet ve semahatıyla dünyaya efendilik dersi vermiş olan Osmanlı Türkleri'dir. Padişahları iki İslâmiyet hariminin hizmetkârı olan bu Türkler'le Selçuk Türkleri'nin ikisi de dinsiz Türklüğü kabul etmezler, öyle dinden tecrid edilmiş milliyetin yüzüne tükürürler!..
Sayfa 120 - HİLÂFETİN ESESLARI, -Din ve Milliyet.-, Dar-ul-Hilâfet-i Âliyye Medresesi Yayınları
Milliyetçilik Üzerine
MİLLİYETÇİLİK... Ve bir Hadîs-i Şerif...*
Milliyet taassubu medeniyetle âhenk sağlayan ve duyguları, incelik ve nezaket kazanarak yükselmiş insanlara hiç yakışmayan bir hâldir. Onun için, fazilet ve medeniyet dini olan ve insanı temizleme gayesi takip eden Müslümanlık, milliyet taassubunun şiddetle aleyhinde bulunmuş ve bu din yüce peygamberi milliyet dâvaları hakkında cahiliyet intisabı tâbirini buyurduktan başka böyle cahilce intisapta bulunan adamları azarlamak için hiçbir hadîs-i şerifte emsaline tesadüf edilmeyen ağır kelimeler kullanarak haklarında şiddetli gazap izhar buyurmuşlar.* Çünkü, İslâm dininin doğuşu, Arabistan Yarımadasının kabile kavga ve mücadeleleri ile daimi bir savaş sahnesi hâlinde bulunduğu zamana tesadüf etmektedir...
Sayfa 111 - HİLÂFETİN ESESLARI, -Din ve Milliyet.-, Dar-ul-Hilâfet-i Âliyye Medresesi Yayınları
Milliyetçilik Üzerine
Reklam
Reklam