Dedi ki: (62)
(Yaşadığımız her ân, hayattan eksilmiş, harcanmış bir ândır.
Ömrümüzün her günkü işi, ölüm evini kurmaktır!
Hayatın içinde iken, ölümün de içindesiniz; çünkü hayattan çıkınca ölümden de çıkmış oluyorsunuz: Hayattan sonra ölümdesiniz; ama hayatta iken ölmektesiniz! Ölümün, ölmekte olana ettiği ise, ölmüş olana ettiğinden daha acı, daha derin, daha can yakıcıdır!..)
Sayfa 113 - III. Levha, -Zaman ve Hürriyet-, İBDA Yayınları.