Allah tarafından bilinen her öz ('ayn) aslında bir ma'dum'dur, yani gizilgüç halinde vardır. Allah onları var etmeyi sever ve ister. O zaman o öz için bir varlık (vücûd) yaratır, hatta o öz içinde bir varlık yaratır, yani o özü varlık giysisiyle giydirir. Böylece o öz var olur. Sonra bir başka öz var olur. Sonra bir başka öz. Kesintisiz ve aralıksız bir süreç içinde, ta Hakk'ın ilkliğine kanıt olan ilk varlıktan beri, bu böylece devam eder gider... Demek ki, önce tekillerde sonra cinslerde ve türlerde başka bir varoluş değil, aksine sürekli bir varoluş görülür. Bu dünyanın da bir gayesi ve bir sonu vardır ama, yaratılmışlar içinde insanın, nihayeti öte dünyaya çıkan özel bir gayesi ve varoluşu vardır. O halde, varlıklar ötedünyada yeniden doğmuş olurlar ve onların ötedünyadaki varoluşlarının bir sonu yoktur, çünkü mümkün varlıklar için bir son söz konusu değildir.
Sayfa 52 - İnsan Yayınları, Çeviren: Mahmut Kanık, İstanbul 1988·Kitabı okudu