Bir meclise girdiğiniz vakit selam verin. Oradan çıkacağınız vakit yine selam verin. Zirâ girerken verilen selâm, çıkarken verilen selamdan üstün değildir. (Çıkarken verilen selâm daha üstündür.)
(Hz. Muhammed (s.a.v))
Sen yoluna gidersin.
Sokağa çıktılar. Oh şükür ki kimsecikler yok. İşte o an! Cündeb'in üç yıldır aradığı rehberi bulduğu unutulmaz an. Devlethanede ve Allah'ın Resulü'nün huzurunda:
- Esselamü aleyküm!
Bu, dinimizde ilk verilen selam ve Cündeb de ilk selam veren insan.
Peygamberimiz:
- Allah'ın selamı senin de üzerine olsun. Diyerek kim olduğunu sual buyurdu.
- Gıfar kabilesindenim Efendim.
- Ne zamandan beri Mekke'desin?
- Üç gün üç gecedir..
- Ne yiyip ne içtin?
- Azığım bitince Zemzemden gayrı bir şey bulamadım. Ondan içtim, hem suya kandım, hem karnım doydu.
- Zemzem, mübarektir...
Elmalılı merhumun beyanınâ göre :
Nasâranın tahiyyesi elini ağzına koymak.
Yahudilerin tahiyyesi biribirine parmakla işaret etmek veya baş kesip kıç kırmak
Mecusilerin tahiyyesi eğilmek.
Cahiliyye Araplarının tahiyyesi ( Hayyâkâllah ) demek.
Zamanımız aydınlarının tahiyyesi (Sabahlar hayır olsun ,akşamlar hayır olsun ) veya ( Günaydın, tünaydın ) veyahutta Fransızca olarak ( Bonjur, bonsuvar ) gibi alafıranga kelimeler.
Müslümanların tahiyyesi ise : ( Esselamü Aleyküm ) Dünyada, ahirette her an ve her türlü selâmet saadet üzerinize olsun ) demektir.