Kafkaslar gerçekten direnişçi ve hürriyetine düşkündü.
Hatta Karl Marks bile Şeyh Şamil ve Kafkas direnişçiler için 1848 yılında şöyle bir övgüde bulunacaktı: "Hürriyetin nasıl elde edilmesi gerektiğini Kafkasya dağlarından ibretle öğreniniz. Hür yaşamak isteyenlerin nelere muktedir olduğunu görünüz. Milletler, onlardan ders alınız!"
İmam Şamil Kafkasya'yı ayrılmaz bir hilafet toprağı olarak görüp bu düşüncesini de daima muhafaza etti. 35 yıl Rusya ile savaşmış, ciddi başarılar elde etmiş,amansız kayıplar verdirmis bir komutan bir mücahit bir ilim insanı,topraklarında hakimiyeti devam ettiği sürece şeri hükümler üzerinde yaşamış ve yaşatmaya azmetmis bir lider .
Şeyh Şamil o zamanın dini ve beşeri ilimlerini son derecesine kadar özümsemiş, bir alimdir.
Kur'an-ı Kerim'in esaslarını, şeriatı, tarikat, mürşitlerin fikirlerini gazavat ve müridizm gibi yazılan bütün kitapları haritaları, dökümanları ve teorileri en iyi şekilde anlayan,yorumlayan, değerlendiren İmam Şamil bütün bu bilgilerini milleti ve vatanı için cesaretle kullanan Allah dostu kamil bir lider .
Özellikle Ahulgah topraklarında verilen mücadele beni çok etkiledi. Şu anda Filistin ve Gazze'nin içinde bulunduğu insanlık dışı yaşanılan vahşete benzettim tek farkı Gazze'de yaşanan tüm katliam ve işgal insanlık gözü önünde yaşanıyor. Elimizdeki iletişim araçlarıyla herseye şahit oluyoruz ve sessizlik içinde veya kısık seslerle müdahale ediyoruz.Islam olarak gür bir ses ve müdahale yok .Tartışmasız büyük bir birlik ile bu davaya sahip çıkmak gerekiyor . Bu konuya da değinmeden geçemeyeceğim.
Çünkü çok mühim
Yine islam yine müslüman yine hak davası ve yine eşit olmayan dengesiz güçler ...
90 gün boyunca ara vermeden etrafı çevrildiği o küçücük toprak parçasına mermi ve toplar yağıyordu. bir çocuğun koşarak 10 dakikada çevresini dolaşabildiği o küçük toprak parçasının onlarca mermi tarafından delik deşik edilmeyen ve o yiğitlerin kanlarıyla sulanmayan 1 santimetresi kalmamıştır. Buradan müritler gece gündüz durmaksızın kanlara bulaşmış bir eli bir bacağı kopmuş olsa da gevşemeden savaşıyorlardı. İçecek suları yeterli
90 yaşına gelmiş peygamber torunu zat hastalığına rağmen evlatlarının desteği ile Medine ziyaretinde olan şeyh Şamil'i ziyarete gittiğinde Şamil o mübarek zatın omuzlarından öperek ayağa kaldırır. Peygamber torunu şöyle söyler :
"Dün gece rüyamda ciddi mağazanın Muhammed'i (A.S) gördüm. Bana 'Ey nakibim! Orada en büyüğünüz ve muhterem misafiriniz Şamil'dir.' dedi."