Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda.
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.
Orhan Veli Kanık
Yanmakdan usanmazam pervânemiyem bilmem
Hiç sonını saymazam dîvânemiyem bilmem
Her şâm u seher zârum gûş eylemez ol yârum
Bakmaz bana hünkârum bîgânemiyem bilmem
Dil-hâne harâb oldı yıkıldı türâb oldi
Her cânibi bâb oldi vîrânemiyem bilmem
Kalbümde ocağum var bu sînede dâğum var
Âteşde durağum var hep yana miyam bilmem
Bulup dem-i eşyâhı gül vire mi dil şâhı
Bu dünyede ben dahi uslana miyam bilmem
Nûrî dem-i dehşetde bahr-i gam-ı fürkatde
Ka'r-ı yem-i hayretde dürdânemiyem bilmem
Núri
𝙃𝙪̈𝙨𝙣 𝙞𝙡𝙚 𝙨𝙖𝙣𝙖 𝙤̈𝙮𝙠𝙪̈𝙣𝙚𝙢𝙚𝙯 𝙘̧𝙪̈𝙣 𝙜𝙪̈𝙡-𝙞 𝙧𝙖̂𝙣𝙖̂
𝙃𝙪̈𝙯𝙣 𝙞𝙡𝙚 𝙗𝙖𝙣𝙖 𝙗𝙚𝙣𝙯𝙚𝙮𝙚𝙢𝙚𝙯 𝙗𝙪̈𝙡𝙗𝙪̈𝙡-𝙞 𝙨̧𝙚𝙮𝙙𝙖̂
𝘽𝙖̂𝙠𝙞̂
( Parlak taze gül, nasıl ki güzellikte sana benzeyemezse; çılgın bülbül de hüzünle şakıma konusunda bana benzeyemez. )
LİLİYAR
Bu kuklaların kukla olmadığı besbelli
Ne söyledilerse tıpıtıpına gerçek besbelli
Altın saçlarını yana atışı yok mu Lilinin
Lilinin yağdan kıl çekercesine inanışı
Lilinin yağdan kıl çekercesine yaşayışı yok mu Kuklalar titremesin ne yapsın
Kuklaların kukla olmadığı besbelli
Lilinin çekip gideceği besbelli
Lilinin dönüp geleceği besbelli
Ekmek ha bakkalın olmuş ha Cabaret de Paris'nin Sen herhangi bir ekmek yiyeceksin işte Lili
Ekmek ne kadar Allahınsa Lili de o kadar Allahın Lili Yüzün ruhun kadar aydınlık ya Lili
Gönlün soğuk sular güzel aynalar gibi ya Lili
Anladın ya kutunun içinden çıkan mendil Olamaz
Üstüdardan geçeriken bulduğun mendil
Bizi bırakıp nereye gidiyorsun Lili
Demek bizi bırakıp gidiyorsun Lili
Sen daima güzeller güzelini bulursun Lili
Sen istesen de taş yürekli olamazsın
Sen daima güzeller güzeli olursun Lili
Demek gideceksin arkana dönüp bakmayacaksın Hangi kuş hangi şafakta ölecek görmeyeceksin Öyleyse al bu kürkü bu veda kürkünü Lili
Tüyleri şiirler olan bu mahcup kürkü
Sen daima Sultanlar Sultanı olursun Lili
Demek sen gidiyorsun Lili Bizi öpmeden mi gideceksin Lili Lilinin güneşin altında duruşu yok mu Perdeleri sıyırıp çirkin adamı burnundan yakalayışı yok mu
Eline bavulunu alışı yollara koyuluşu yok mu
Çirkin adamın güzel adam oluşu yok mu
Yaklaşıp onu saçlarından yakalayışı Uzaklaşıp yollarda yol oluşu yok mu
Lilinin bir tavşan gibi koşuşu Keklik gibi dönüp bakışı ve yıldırım gibi koşuşu yok mu
Adam da tam o zaman kapıdan çıkmaz mı dışarı
Lilinin adamın boynuna çocukça ve çılgınca atılışı yok mu
Hiç kimse yok kimsesiz
Herkesin var bir kimsesi
Ben bugün kimsesiz kaldım
Ey kimsesizler kimsesi
Kimse aradığım yollarda
Kimsesizlik kimsem oldu
Dinsin artık hicranın cana
Kimse aradığım yollar
Kimsesiz kimselerle doldu
📜 Fâtih Sultan Mehmed