Rahm kelimesi, lugatte; yakınlık, doğum yoluyla olan soy bağı demektir. Dinimizde akrabaya, “ülü’l-erhâm”, akraba ziyaretine de “sıla-i rahim” denir.
Sıla-i rahim, akrabaları arayıp sormak, ziyaret etmek ve gurbetteki kimsenin memleketini ziyarete gitmesi gibi hasletlerdir. Akraba ile görüşmek, onların muhtaç olanlarına yardım etmek, hasta olanlarını gidip ziyarette bulunmak, kayıp olanlarını araştırmak, kötülükte bulunmuş olanlarını affeylemek, akrabalık haklarını gözetmek de buna dâhildir.
Sıla-i rahim, vefa ve insanlık alâmeti olup en güzel ictimâî vazifelerdendir. Nisâ Sûresi’nin 36. âyet-i celîlesinde şöyle buyurulmuştur -meâlen-: “Allâh’a ibadet edin, ona hiçbir şeyi şerîk koşmayın, anaya babaya ve akrabaya iyilik edin.”
Resûl-i Ekrem sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Allâhü Teâlâ, sadaka ve sıla-i rahim sebebiyle kulunun ömrünü ziyâdeleştirir ve kötü ölümü defeder, hoşa gitmeyecek hâle düşmekten ve korktuklarından muhafaza eyler.”
Sıla-i rahim, rahmet-i İlâhiyye’ye vesîle olur. Allâhü Teâlâ, rahmetiyle, kulları arasında üç bağ kurdu: Birincisi marifet, ikincisi ahid, üçüncüsü rahim; akrabalık bağıdır. İnsanlar, marifet yani birbirlerini tanıyarak kardeş, arkadaş olurlar. Ahid ile birbirlerine karşı âdilâne ve dürüst muamele ederler. Akrabalık bağıyla da birbirlerini görüp gözetirler, iyilik ederler.
Sıla-i rahmin zıttı, “kat’-ı rahim” yani akrabalık bağını kesmektir ki, dinimizce pek kötülenmiştir. Nisâ Sûresi’nin 1. âyet-i celîlesinde Allâhü Teâlâ, kullarını akrabalık bağını kesmekten sakındırmıştır.
Resûl-i Ekrem sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz buyurmuşlardır ki: “Dikkat edin, muhakkak rahmet-i İlâhiyye, aralarında sıla-i rahmi kesen kimselerin bulunduğu bir topluluğa inmez.”
30 Mayıs 2026
Fazilet Takvimi