Avrupa ile Asya (ya da Avrasya) arasındaki, 19. yüzyıldan (yüzyılın ikinci yarısından) önceki maddi uçurum bu şekilde geriye dönük olarak abartıldıysa, "Doğulu" elitler 19. yüzyılda (özellikle yüzyılın ikinci yarısında) Avrupa'nın medeni üstünlüğü anlatılarıyla karşı karşıya kaldıklarında ontolojik olarak neden bu kadar kolay pes ettiler? Başka türlü söylersek, Batılı aktörler tarafından neden bu kadar kolay damgalandılar? Kendi ülkelerinin, onları aşağı gören Batı medeniyet şeması içinde yerleştirildiği yere itiraz etseler bile, bu şemayı neden içselleştirdiler?