Almanlar için sınır, dünya hakimiyetine doğru ilerlerken bir ülkenin geçici olarak durdurduğu yerdir. Sınırın siyasi yöntemler arasında savaşa en kolay yer açan yöntem olduğunu tarih kanıtlamıştır. Kasten veya tesadüfen meydana gele sınır olayları birçok savaşa neden olmuştur. Jeopolitikçiler daha da ileri giderler. Ülkenin " doğal sınırlara" sahip olmsını iddia ederler. Böylece saldırganlığa davetiye çıkartırlar. "Doğal" olarak tanımlanan sınırların çoğu bugün doğal bir engel niteliğinde değildir. Demek ki buralara ulaşıldığında "suni" sınır oldukları bahanesiyle istila savaşları açılabilir. Birbirinden çok farklı güç potansiyeline sahip ülkeleri ayıran sınır çok büyük doğal engel oluştursa dahi kalıcı değildir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yaşama Sahası: (Lebensraum) jeopolitikçilere göre bir ülke nüfusunun yeterince sahaya sahip olma hakkıdır. Ayrıca yaşama sahası içindeki tüm doğal ve insan yapısı kaynakları da göz önüne alınır. Bu "hak" bir gerçeğe ve bir teoriye dayanılarak talep edilmektedir. Gerçek: Milletler arasındaki farklı nüfus artışıdır. Teori: Devlet biyolojik yasalara bağlı olan organizmadır. Bunun anlamı şudur: Nüfusu artan, büyüyen bir millet genişlemelidir.
Hayır! Savaşın Gordion düğümünü kesmenin ( savaşın zorluklarını alt etmenin) en çabuk ve en kestirme yolu taarruzdur. Ve sınırlı hayal gücümüzün geleceğe doğru uzanabildiği kadarı ile tereddütte kalındığı zaman uygulanacak en makul hareket tarzı da budur ve asla değişmeyecektir.
Muhakkak ki gelecekteki savaşlar, hayal bile edilememiş, tamamen yeni sorunlarla karşımız çıkacaktır. Son savaşta karşılaştığımız ve bugün hala yüzyüze olduğumuz zorlukları, bizden sonraki nesil belki de yaşamak zorunda kalmayacaktır. Fakat, şundan eminiz ki bunların yerine üstesinden gelmek zorunda kalacakları başka sorunlar olacaktır.
Genelde cephedeki askerler, içinde bulundukları anı düşünürler, günlük yaşarlar. Şayet bir çarpışma başarılı ise sevinirler. Muharebenin büyük taktik ve stratejik sonuçları ile ilgilenmezler, düşünceleri sadece kendisi ve yakın çevresi etrafında döner.