s

Susan Sontag

2 üye
Takip
Bir fotoğraf yazısının tarafsız ve bilgilendirici içerikte olması adettendir (bir tarih, bir yer ve isimler yeterlidir.) Birinci Dünya Savaşı'ndan (kameraların askeri istihbarat amacıyla geniş biçimde kullanıldığı ilk savaştan) kalma ve karşı saflara yaklaşıp düşman hakkında bilgi edinmeyi hedefleyen bir fotoğrafın altına "Bunun gerçekleşmesini bekleyemeyiz!" diye yazılması, ya da, çok sayıda kırığı gösteren bir röntgen filminin kenarına, "Hasta galiba topallıyor!" diye not düşülmesi akla getirilemez herhalde. Benzer şekilde, Goya'nın Savaşın Felaketleri'nde bir görüntünün altına "Ben bunu gördüm" (Yo lo vi), bir başka resmin altına da "Bu gerçektir" (Esto es lo verdadero) diye yazması gibi, fotoğrafçının sesiyle fotoğraf adına, görüntünün gerçekliğine dair teminat veren bir üslupla konuşmasına da gerek duyulmaz. Elbette fotoğrafçı o kesiti görmüştür. Herhangi bir tahrifat olmadığı sürece de bu gerçektir. Sıradan, gündelik dilde, Goya'nınkiler gibi elden çıkmış resimler ile fotoğraflar arasındaki farklılık, sanatçılar çizim ve resim 'yaparken', fotoğrafçıların fotoğraf 'çektikleri' şeklindeki basmakalıp bir açıklamayla ifade edilir. Ancak fotoğrafik görüntü, bir kopya olduğu (yani, apayrı fotoğrafik kopyalardan kotarılmış bir kurgu olmadığı) ölçüde bile, olmuş olan bir şeyin saydam bir yansımasını veremez. O, her zaman için, birinin seçtiği bir görüntüdür; fotoğraf çekmek bir çerçeve çizmek, çerçeve çizmek de bazı şeyleri dışarıda bırakmaktır. Dahası, resimlerle uzun uzun oynamak, dijital fotoğraf çağını ve bilgisayarda Photoshop programıyla yapılan manipülasyonları önceleyen bir tekniktir. Bir fotoğrafın tahrif edilmesi her zaman mümkün olmuştur. Susan Sontag, Başkalarının Acısına Bakmak, S. 45, 46 Türkçesi: Osman Akınhay Agora Kitaplığı 2004 Regarding the Pain of
Sayfa 45 - Susan Sontag, Regarding the Pain of Others, 2003; Agora Kitaplığı, 2003, Türkçesi: Osman Akınhay·Kitabı okudu
Susan Sontag
Susan Sontag * 15 yaşındayken Berkeley Üniversitesi'ne kabul edildi. 17 yaşında evlenip genç yaşta anne olması bile entelektüel üretimini durduramadı. Onu 1990’larda Saraybosna Kuşatması sırasında Beckett’in Godot’yu Beklerken oyununu savaşın ortasında sahnelerken de görebilirdiniz, kendi filmi Duet for Cannibals’ı yazıp yönetirken de… Üç kez kansere yakalandı ama yılmadı. Bundan bile ilham aldı, modern toplumun kanseri romantize etmesini eleştirdi. 1950’li yılların katı toplumunda bile biseksüel kimliğini açıkça ifade etmekten korkmadı. LGBTQ+ topluluğunun cesur bir sesi oldu. Cinselliği de sorguladı, toplumsal normları da… Susan Sontag, sadece bir yazar değil, aynı zamanda cesur bir düşünür ve aktivistti. 92 yıl önce bugün, iyi ki doğdu! 🎂 * #everestyayinlari #susansontag * Kaynak: facebook.com/everestyayinlari
Susan Sontag