t

Tanzimat

4 üye
Takip
Münevver meyustur. Realiteye nüfuz etmek değil, fakat realiteyi kendi zihnî kalıplarına uydurmak ister. Buna muvaffak olamayınca aklın medhiyesini yapmakla kendini teselli eder, hatta ve nihayet davasından vaz bile geçer ve yeise düşer. Rubab-ı Şikeste ve Haluk'un Defteri, bu neviden ne kadar sukut-ı hayallerle doludur? Çünkü: Milletim nev-i beşerdir vatanım ruy-i zemin diyen şair mücerret ve sathi bir Avrupacılığın kurbanı olduğu için hiçbir zaman hakiki insanîye yükselemiyor. Ve bu açıdan bakmasını bilmediği için kendini de aslâ bulamıyor.
Sayfa 27 - I - KÜLTÜR VE MEDENİYET, Tanzimata Karşı, İş Bankası Kültür Yayınları
Tanzimat
Osmanlı gururuna dayanan "kapalı mistik medeniyet" görüşü Garp medeniyetiyle, asıl dünyanın umumi akışıyla temasa gelmeyi menediyordu. Vakıa Tanzimatçılarda Garplılaşmak endişesi kuvvetle bağırıyordu: Şinasi Tercüman-ı Ahval ve Tasvir-i Efkar mukaddimelerinde Garp maarifine karşı hayranlığını gösteriyor. Ziya Paşa'da bu daha açıktır: "İslam medeniyeti yıkılmıştır. Şark ahlâkı, kendisine dayanılamayacak kadar bozulmuştur. Garp teknik ve zekâ itibariyle bizi eziyor". Diyar-ı küfrü gezdim serteser kâşaneler gördüm. Dolaştım mülk-i İslam'ı onda hep viraneler gördüm. Bununla beraber Şark'a çevrilen tenkit hiçbir zaman sonuna kadar gidemiyordu. Çünkü Garp'a çevrilen bakış insanî ölçüye kadar yükselememişti. Şark'ı bu yüksek açıdan görmek ve bütün eski kıymetlere yeniden mana vermek bu şartlar altında mümkün değildi.
Sayfa 25 - I - KÜLTÜR VE MEDENİYET, Tanzimata Karşı, İş Bankası Kültür Yayınları
Tanzimat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tanzimat mütefekkirinde tam bir düalizm hâkimdir. O, ya tamamıyla kendi muhitine kapılarını kapamış bir Garp hayranıdır ya da onun içinde iki şahsiyet yaşar: bir tarafında içine kapanmış ve şeklini kaybetmiş Şark, ötede muhtevasız ve realite ile bağsız Garp. Bu düalizm birbirinden habersiz iki insan gibidir. Aralarındaki derin uçurumu fark etmeksizin yan yana yaşar dururlar.
Sayfa 25 - I - KÜLTÜR VE MEDENİYET, Tanzimata Karşı, İş Bankası Kültür Yayınları
Tanzimat
Tanzimat, Garp’ı daima boş bir kalıp, mücerret bir şekil olarak almıştı. Müsavat ve hürriyet fikirleri, müşahhas muhtevaları olan canlı fikirler değildi. Karşılığı muayyen bir içtimaî realite olmayan kelimelerdi. Şüphesiz güzel temennileri, samimi niyetleri temsil ediyordu. Fakat bu fikirlerin dayanması lâzım gelen içtimaî realite kurulmamıştı: Bir içtimaî nizam yıkılmış, yerine bir yenisi konulmamıştı. Memleket –Ziya Gökalp’ın da gösterdiği gibi– rençber ve memurdan ibaretti. İstihsali idare eden iktisadî sınıf meydana çıkamamıştı. Bu yüzden Garp’tan gelen her şey boşlukta kaldı: Formalizm, nominalizm, muhtevasız şekil, Türk münevverinin içinde bulunduğu buhranı doğurdu. Eski Osmanlı nizamında karşılığı saray, tekke ve halk olan edebiyat ve fikir seviyeleri vardı. Yeni cemiyette bunlar kayboldu. Tanzimat, bütün eski sanat şekillerini yıktı; yeni şekiller havada şekillerdi. Romantizm, hiçbir zaman hakiki kökünü bulamadı. Çünkü onun aradığı tarihe Tanzimat yüz çevirmişti. Halkın içine nüfuz etmek imkânı yoktu; onun yerine, yaşanmamış kahramanları koymak ve iğreti bir romantizm kurmak lâzım geldi.
Sayfa 24 - I - KÜLTÜR VE MEDENİYET, Tanzimata Karşı, İş Bankası Kültür Yayınları
Tanzimat

Tanzimat Konusuna Benzer öneriler

İnsan ve Hayat5,9bin üye · 77 yeni gönderi
Takip
e
Esseyyid Abdülhâkim Arvâsi2 üye · 1 yeni gönderi
Takip
t
Tarih ve Siyaset130 üye · 12 yeni gönderi
Takip
"Devletlerin gücü ve otoritesi yetersizleşince, tarih boyunca, bütün ülkeler 'yeniden düzenleme' ihtiyacını duymuş ve bu yola gitmek zorunda kalmıştır. Bu düzenlemelerin kimi kökten, kimi daldan, budaktan oluyor ve her iki halde de ya gelgeç, ya da kesin sonuçlar sağlayabiliyor. Bu açıdan bakılırsa, Türkiye'nin son iki yüzyıllık tarihi -ıslahat, tanzimat, teceddüt, inkılâb, reform, devrim gibi çeşitli kelimeler kullanılsa da, bir Tanzimat silsilesi olarak görülecektir. Kısacası ben, Tanzimat'ı başı, sonu olmayan, örneksiz ve kendisi ile sınırlı bir dönem saymıyorum: Tanzimat'ı, bunalıma düşmüş, yapısı sarsılmış ve çöküntüye yönelmiş bütün toplumların, değişik çaplarda da olsa, kesinlikle başvurdukları, başvurmak zorunda kaldıkları bir yapı değiştirme çabası olarak görüyor ve Türkiye'nın hâlâ bu süreç içerisinde bulunduğunu sanıyorum."
Sayfa 112 - Konya: Çizgi Kitabevi Yayınları, 2004.·Kitabı okudu
Tanzimat