"20. yüzyılın başlarında dünyadaki bütün Türkler aynı alfabeyi kullanıyordu. Yüzyıllarca Batıda Osmanlı Türkçesi, Doğuda da Çağatay Türkçesi bütün Türklerin ortak yazı dili olmuştu ve Türklerin büyük bölümü konuşma dilleriyle tam olmasa da, yazı dilleriyle anlaşabiliyorlardı. Rusya'da, Rus kökenli nüfustan sonraki en büyük etnik grubu Türkler oluşturuyordu ve Rusya bu grubun gücünden gizli bir korku duyuyordu. Bu sebeple özellikle İlminski ve Khun'un geliştirdikleri projeleri devlet politikası haline getiren Rusya, 'böl-parçala-yönet' anlayışını uygulamaya koyar. Bunun için her Türk boyunun ayrı bir millet olduğu fikri işlenmeye ve buna dair tarihi, kültürel ve bilimsel gerekçeler 'uydurulmaya' başlanır."
"İngiltere ise Rus istilasından önce, yani XIX. yüzyılın ilk yarısında, Karadeniz ticaretiyle fazla ilgilenmiyordu. Tabii ki Londra'daki (Archives of the India Office) Hind-İslam Dairesi arşivlerinde Hindistan'dan gelen çeşitli araştırmalar vardır. Fakat bu araştırmaların çoğu sistematik olarak kullanılmamıştır."
Sayfa 32 - Chantal Lenercier-Quelquejay, "Avrupa'da Türklük Araştırmaları" (çev. Emine Gürsoy-Naskali), Dünyada Türklük Araştırmaları ve Türkiye, haz. N. Devlet, İ. Enginün, E. Gürsoy-Naskali, İstanbul, 1987.·Kitabı okudu
"Cumhuriyet'in ilanından sonra Mustafa Kemal Atatürk yeni devletin temellerini Millî Kültür üzerine kurmuştur. Daha Cumhuriyet'in ilanından bir yıl sonra, Balkan Harbi'nden beri devam eden savaşlar sebebiyle memleket harabe halinde ve yokluklar içinde iken 1924 yılında İstanbul Üniversitesi'ne bağlı olarak Türk tarihini, dilini, edebiyatını, sanatını incelemek üzere Türkiyat Enstitüsü'nü kurmuştur. Böylece Atatürk Türk Kültürü araştırmalarını bir müesseseye kavuşturmuş oluyordu. Bu müesseseleşme 1931 yılında Türk Tarih Kurumu, 1932'de Türk Dil Kurumu'nun kurulması ve 1933 yılında da Üniversite reformunun gerçekleşmesiyle büyük ölçüde tamamlanmış oluyordu. Ancak Atatürk'ten sonra bu ilmî müesseseler kuruluş gayelerini gerçekleştirme hususunda eski heyecanlarını kaybettiler. Buna rağmen araştırmalar istenilen seviyede olmasa bile devam ettirilmiştir."
Sayfa 14 - "Prof. Dr. Hakkı Dursun Yıldız'ın Açış Konuşması", Dünyada Türklük Araştırmaları ve Türkiye: Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırma ve Uygulama Merkezi Tarafından 29-30 Eylül 1986'da Düzenlenen Milletlerarası Sempozyumun Tebliğleri, h·Kitabı okudu