Mükemmel bir eser
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:58
Normalde her dakika kitap zevkim değiştiği için kitaplara puan vermiyorum ama bu manga gerçekten çok iyiydi, bence ağlamayı ya da duygusal kitap sevenlerin bayılacağı bir manga.
Yıldız Bekçisi KöpekTakashi Murakami · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 20221,028 okunma
Puan vermedi
Sırf inceleme yazacağım diye Yıllar sonra üşenmeyip bu kitabı da Bir kez daha okudum ve yıllar önce Kaleme aldığım makalemde ne kadar haklı ve tutarlı olduğumu bir kez daha anladım. İlk sayfalarda yer alan Maymunların da insanlar gibi içki, sigara, çay, kahve ve tabii tütün kullandıkları gibi malumatlar ile Karşı karşıya kalıp acaba beni bu kitapta İlerleyen sayfalarda ne bekliyor diye İçten içe bir merak uyandırsa da Kitabın genelinde zannedilenin aksine Bilimsel olan veriler değil sadece Darwin'in gözleme dayalı Yorum ve karşılaştırmalar yer almaktadır. Yani öyle müthiş ötesi Bilimsel veriler bekliyorsanız, Bu kitap da sizi hayal kırıklığına uğratacaktır. Zira, Türlerin Kökeni, İnsanın Türeyişi ve tabii İnsan ve Hayvanda Duyguların ifade edilmesi kitaplarında Sadece gözleme ve yoruma dayalı olan Analizler yer almaktadır. Kitabın incelemesine gelecek olursak,
Alıntı
İnsanın TüreyişiCharles Darwin · Evrensel Basım Yayın · 2015903 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bu sefer karakterimiz bir köpek…
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 13:58
Buck, doğduğu günden beri Santa Clara Vadisi’nde sahipleriyle birlikte rahat, huzurlu ve güvenli bir yaşam sürmekte olan melez bir köpek. Ancak bir gün kaçırılarak Alaska’nın dondurucu ve acımasız koşullarına götürülür ve altına hücum döneminde kızak köpeği olarak satılan Buck’ın hayatı artık tamamen değişmiştir. Medeniyetin konforundan koparılan Buck, burada ilk kez karla tanışır, açlık, mücadele, hayatta kalma savaşı ve doğanın sert kurallarıyla yüzleşmek zorunda kalır. Yaşadığı her zorluk onu dönüştürürken, atalarından miras kalan ilkel içgüdüler de giderek uyanmaya başlar. Güçlü olmayı, mücadele etmeyi ve doğanın kurallarına göre yaşamayı öğrenir. Hayatı boyunca birçok sahip değiştiren Buck, insanların hem iyiliğiyle hem de acımasızlığıyla karşılaşır. Özellikle John Thornton’un sevgisi ve şefkati, onun insanlara olan bağlılığını ve sadakatini güçlendirir. Ancak tüm bu sevgiye rağmen, içinde giderek büyüyen o ses onu çağırmaktadır. Atalarından miras kalan vahşi doğanın sesi… Buck’ın medeniyet ile vahşi doğa arasında verdiği bu etkileyici mücadele, sadece bir köpeğin hikayesi değil; aynı zamanda özgürlüğün, aidiyetin, sadakatin ve özüne dönüşünün de hikayesidir. Kitabı okurken dikkatimi çeken küçük ama en güzel detaylardan biri ise Buck’ın gazete okumadığı için Altına Hücum döneminden habersiz olmasıydı. Bu yüzden tamamen bilgisiz ve ne yaşadığının farkında olmadan o sert dünyaya sürüklendi. Jack London bu küçük detayla bile bilgi sahibi olmanın ve okumanın insanı hayatta bir adım öne çıkarabileceğini etkileyici bir örnekle vurgulamıştır…
Vahşetin ÇağrısıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202143,3bin okunma
7/10
·468 syf.··
2026 116. kitabı
İlk bakışta oldukça sıra dışı bir fikir üzerine kurulu gibi görünse de, aslında anlatılan şey çok tanıdık sevdiğin birini yavaş yavaş kaybetmek. Lewis'in bir köpek balığına dönüşmeye başlaması fantastik bir unsur gibi dursa da Emily Habeck, bu dönüşümü bir hastalık, bir ayrılık ve kaçınılmaz değişimin metaforu olarak kullanıyor. Kitabın anlatımı sessiz, kırılgan ve yer yer melankolik. Duygularını büyük çıkışlarla değil, küçük anlar ve ince detaylar üzerinden aktarıyor. Ancak bazı bölümlerde hikayenin duygusal etkisi oldukça güçlü olmasına rağmen anlatımın biraz durağanlaştığını hissettim. Bu nedenle kitap bende beklediğim kadar derin bir iz bırakmadı. Yine de anlatılan şey aslında hepimizin hayatında bir şekilde karşılaştığı bir gerçeklik İnsanlar değişiyor. Bazen fiziksel olarak, bazen ruhsal olarak, bazen de hayatın onları sürüklediği yön yüzünden. Ve çoğu zaman onları eski halleriyle tutabilmek elimizden gelmiyor. Kitap tam da bu kabullenişin hüznünü ve çaresizliğini anlatıyor. Yazarın kullandığı metaforları başarılı bulsam da bazı noktalarda karakterlerin ve hikayenin daha derine inmesini isterdim. Buna rağmen sevginin, vedanın ve değişim karşısında duyulan çaresizliğin işlendiği farklı bir roman okumak isteyenler için kesinlikle şans verilebilecek bir kitap.
Köpek Balığı KalbiEmily Habeck · Artemis Yayınları · 202484 okunma
Martin Eden mı demeliyim, Jack London mu?
9/10
·517 syf.··
2026 1. kitabı
Martin Eden mı demeliyim, yoksa sen mi gerçek ismini açıklamak istersin Jack London? Muazzam, muazzam, muazzam… Uzunca bir süre kitaplığımda bekleyen fakat elime aldığımda iki gün içerisinde eriyen, harika bir yarı otobiyografik roman Martin Eden. Genç ve toy bir denizci olan Martin, burjuva sınıfından olan Ruth’a aşık olur ve aşkı için kendini sosyo-kültürel manada geliştirmeye başlar. Ardından olaylar gelişir… Kendi ve Ruth’un sınıfı arasındaki farkları gören ve bu uçurumdan rahatsız olan bir genç adamın, iki sınıf arasında köprü kurma amacı ile çıktığı yolu okuduk bir nevi. Martin’in Ruth’a olan aşkının samimiyetini, gösterdiği azim ile kendini ispatlayışını öyle güzel anlattı ki Jack London, benim gibi bir okuyucu bunun ancak hakkını vermesi gerektiğini söyleyebilir. Çok iyiydi Kitapta beni en çok etkileyen şey, Martin’in kimse ona inanmazken de savaşmaktan vazgeçmeyişi oldu. Kuvvetli bir zihin ve sağlıklı bir bedenden müthiş bir adam yontuşunu okurken ziyadesiyle keyif aldım. Çevresindeki herkes (ablası, eniştesi, kız kardeşi, kız kardeşinin sevgilisi (!) ve hatta aşık olduğu Ruth bile) ona tabiri caizse ‘köpek çekerken’ hiçbirine boyun eğmeden istediği yolda yürüyen Martin Eden bana gerçek bir ilham kaynağı oldu. Kitap bittiğinde Martin’den ayrılıyor olmakta ayrıca canımı sıktı. İki gün gibi kısa bir süre zarfında arkadaş olmuş gibiydik. Benim gibi eski kafalı bir Z kuşağı gencinin, bu dikkat dağınıklığıyla daha uzun bir inceleme yazması ne yazıkki mümkün değil. Fakat biliyorum ki düşüncelerimi ifade edebilseydim, buraya çok daha can alıcı detaylar ekleyebilirdim. Detay demişken, Brissenden detayı… Hemdert dediğimiz bu adam gibi olur ve olmalıdır. Bana hakiki bir dost okuttuğun için teşekkürler Brissenden. Son olarak söyleyebileceğim
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma
Kalabalıklar İçindeki Yalnızlık: İnsan, Deniz ve Sait Faik
7/10
·134 syf.··
2026 5. kitabı
Yazıma Kopuş filminden bir alıntıyla başlamak istiyorum: "Hepimiz aynıyız, hepimiz acı çekiyoruz ve hepimizin hayatında kaos var." Ancak biz bunu giderek unutmaya başladık. Her gün kaydırdığımız telefonlarımızda onlarca insanla karşılaşıyoruz; hepsini bir-iki saniyede yargılıyoruz, imreniyoruz veya idealize ediyoruz. Sistemin aynılaştırdığı insanlar artık bizim "normalimiz" haline geliyor. Onların —belki de hiçbir zaman sahip olamayacağımız— hayatlarının, evlerinin, arabalarının ve arkadaşlıklarının bizim içi de normal olmasınu arzuluyoruz. Normali ne kadar çok sevdiğimizi bilirsiniz: Normal bir ev, normal bir hayat, normal bir aile, normal ilişkiler... Nasıl olursa olsun, yeter ki "normal" olsun. Onlardan farklı olan bizler ise kendimizi yalnız, yetersiz ve dışlanmış hissediyoruz. Farklı olmak bizim için adeta bir suç haline geliyor; oysa herkesin de tıpkı bizim gibi kendine has bir farklılığı olduğunu unutuyoruz. Nurullah Ataç’ın da dediği gibi: "İnsanoğlu bencildir. Yalnız kendiyle ilgilenir, kendi kendiyle uğraşır. Başkalarının gerçeklerini kavrayamaz. Bildiğiniz bir kabuğun içine kapanır kalırız. Bu kabuğu dışarıya değmemizi, yani gerçekle temas etmemizi sağlayacak tek şey edebiyattır; gerçekçi edebiyattır." İşte tam burada, Türk edebiyatında normalin dışına çıkarak yazdığı hikâyeleriyle Sait Faik Abasıyanık karşımıza çıkıyor. O; bir elinde kalemi, bir elinde oltasıyla bizi bu "normallik" kıskacından kurtarmaya geliyor. Sait Faik, hiç kimsenin görmediği gizemli şeyleri yazmamıştır; o, herkesin gördüğü ama kimsenin üstüne düşünmediği sıradan şeyleri yazmıştır. Hayatlarımızın "küçük insanlarını" ve gözden kaçan ayrıntılarını gözler önüne sermiştir. Onun dünyasında büyük CEO'lar veya kusursuz influencer'lar yoktur; balıkçılar, işsizler, sokak satıcıları ve o meşhur
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917,1bin okunma