Osmanlı İmparatorluğu’nun hudutların en geniş olduğu devirde(17. asır ortasında Köprülüler devri) idare şekilleri birbirine benzemeyen ülkelerden teşekkül etmişti.
Osmanlı idaresinde bozukluklar üzerinde telhîs yazan namuslu küttâb (bürokratlar), Osmanlı devlet düzeninde kopmuşluğun başlıca kaynağını rüşvette bulurlar.
Evet, Osmanlıların askerlikte ve seferde bazı üstünlükleri kuşku götürmez. Bunların başında çok iyi düzenlenmiş lojistik gelir.
Avusturya askerinin açlık ve hastalıktan kırıldığına tanık olan Montecuccoli, Osmanlıların lojistikte üstünlüğünü belirtmiştir. Osmanlıların seferlerinde Avrupa ordularına bir üstünlüğü de, köprü inşası için iyi teşkilâtlanmış olmasıdır. Stratejik Ösek köprüsünün onarım ve korunması hatırlanmalıdır. Ağırlık nakliyatında binlerce deve, katır ayrı bir üstünlük sağlar (deve 250 kg taşır, katır onun yarısını taşıyabilir). İkincisi, Osmanlıların hayranlık uyandıran manevi üstünlüğü, ölüm karşısında yılmayan fedakârlık ve cesaretidir. Asker gazâ ve şehâdetin öbür dünyada vaat ettiği ebedî saadete imân etmiştir. Başarıda alınan ganimet ise gazâ malıdır. Seferlerde peygamber sancağı, Sancak-i Şerîf ordunun kalbidir. Asker bir bozgunda onun etrafında toplanır.
Gümüş akçanın hızla değerini kaybetmesi, fiyatların birden iki misline çıkmasına sebep oldu. Piyasada çeşitli paralar üzerine spekülasyon, kalp paranın yayılması, devletin maliyesini ve iktisadi hayatı altüst etmekle kalmadı, eski idari kadroları ve kurumları da sarstı. Yeni durum, sabit gelirli zümrelerin, özellikle ufak bir gündelik alan kapıkulunun, yeniçerilerin hoşnutsuzluğuna ve sık sık baş kaldırmalarına yol açtı.
Köprülü Mehmet Paşa ölünce,Fazıl Ahmed Paşa ve şeyhülislam Mehmed Efendi padişah huzurunda şu itirafta bulunmuş: “Öldüğü eyi oldu,zira nahak yere çok kan dökmüştü”demiş.Fazıl Ahmed:” Her kimi katlettiyse cümle senin fetvanla katl edilmiştir”deyince,Mehmet Efendi,
”Şerrinden korkardım,onun için fetva verdim” deyince,Köprülü oğlu,”Sen Allah’tan korkmayıp,mahluktan korkmak ilmu diyanete layık mıdır?”karşılığını vermiş.Padişah,Fazıl Ahmed’i haklı bulup kendisinden yeni şeyhülislamı teklif etmesini istemiş.