sadun kurat

Yalnızlığına sığın, dostum! Seni büyük adamların gürültüsünden sersemlemiş, küçüklerinse dikenleri tarafından delik deşik edilmiş görüyorum. Orman ve kaya seninle birlikte vakurca susmayı bilirler. Sen yine sevdiğin o ağaca benze, geniş dallı ağaca: o, sessiz ve kulak verircesine denizin üstüne asılı durmaktadır.
Sayfa 111·Kitabı okuyor
Kardeşim, savaş ve meydan muharebesi kötü müdür? Fakat bu kötü gereklidir; erdemler arasında kıskançlık, güvensizlik ve iftira zorunludur. Bak, erdemlerinin her biri nasıl da hırsla en yükseği arzuluyor: o, onun habercisi olsun diye senin bütün ruhunu ister; öfke, nefret ve sevgide senin bütün kuvvetini ister. Her erdem diğerini kıskanır; kıskançlık korkunç bir şeydir. Erdemler de mahvolabilir kıskançlık yüzünden. Kimi kıskançlık alevi sararsa, o kişi bir akrep gibi zehirli iğnesini sonunda kendine çevirir. Ah, kardeşim, bir erdemin bizzat kendine iftira ettiğini ve kendini hançerlediğini sen hiç görmedin mi? İnsan aşılmak mecburiyetindedir: bu yüzden erdemlerini sevmelisin-zira onlar yüzünden mahvolacaksın sen. İşte böyle dedi Zerdüşt.
Sayfa 88·Kitabı okuyor
Bir ışık doğdu içime: Yoldaşlara ihtiyaç duyuyorum, canlı yol- daşlara istediğim yere kendimle taşıyacağım, ölü yoldaşlara ve cesetlere değil. Bilakis beni takip edecek canlı yoldaşlar gerek bana,
Sayfa 67·Kitabı okuyor