Her yenilgi geçicidir; zira hiçbir zafer de sürekli değildir. Fakat kafada yenilginin çaresi yoktur; kaybı kafada başlayan bir insanın başarı şansı olamaz. Halbuki biz zaferle değil gayretle mükellefiz!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir milletin geçmişi ile geleceği arasındaki köprü o milletin tarihi tecrübesidir. Ne geçmişe saplanmak ne de geleceğe takılıp kalmak; ama yol alırken tarihi tecrübeden yararlanmak ... Medeni insan hatıraları olan insandır; uğruna dövüşebileceği, kendini tehlikeye atabileceği hatıraları... Tersi durumda gününü yaşayan bir organizmadan farkı kalmaz insanın.
Bir kültürün maneviyatını, anlam-değer dünyasını, duyarlılığını, kısaca vicdanını koruyan, sürekli kılan, din ve dildir. Dinini ve dilini kaybeden kültür, vicdanını kaybeder.
Bir kültür, millet olarak dağılabilir, devlet olarak yıkılabilir, doğal toprağını/vatanını yitirebilir, siyasetini kaybedebilir; tüm bunlar zor da olsa geri alınabilir kayıplardır. Ancak maneviyatını kaybeden kültürler, milletler yok olmakla kalmazlar, hiçleşirler.
Unutulmamalıdır
ki, bir kültürün tarihi tecrübesiyle ilişkisi bulunmayan hiçbir görüş o kültüre bir gelecek sunamaz. Nitekim bu topraklardaki herhangi bir sorunun çözümü için Fransız Devrimi'nden örnekler getirenler, Aydınlanma düşünce sinin kavramlarından dem vuranlar, bin yıllık tarihi tecrübeyi dikkate almaksızın sömürgecilerin kurduğu ve yönettiği
ne idüğü belirsiz yeni yetme devletçiklere atıf yapanlar, milli olamazlar. Öte yandan, bir milletin tarihi tecrübesini o milletin geçmişiyle karıştıranlar ya sırf geçmişe ya da sırf geleceğe saplanıp kalanlardır.