Yazar İsrailli, fizikçi ve hayvan hakları aktivistidir. Bu kitap bir köpeğin ağzından ve bakış açısından yazılmıştır. Hitler dönemindeki Alman ve Yahudi savaşından bahsedilip bu savaşta yahudi bir ailenin ve Koreş adındaki köpeğin yaşadıklarını okuyoruz.
Hiçbir zulmü desteklemiyorum.Kitabı okurken daha ilk sayfalarından yahudileri yüceltmek gibi anlamlar vardı.
1)Kendimi hep tehdit altında hissetmemin ve uyanıklığımın çaresi yok. Geçici şeylerin sürekli var olacağı bilinci benim Yahudi benliğimin temeli.(sayfa11)
2) Sürekli hayatta kalmayı başarmam da Yahudi benliğimin temellerinden biri.(sayfa12)
3) Unutmayacaksın" emrini, damarlarımda akan Yahudi kanına bağlıyorum.(sayfa15)
4)Her Yahudi köpek çocuklarının kaderinin iyi ellerde olduğunu bilecek.(sayfa27)
Daha kitabın başlarında olan bu sözlere sorarım sürekli tehdit altında hissetmelerini Yahudilikte alakası nedir diye cevabı da asırlardan beridir İsrailoğullarının peygamberler dahi insanoğluna sürekli zulüm etmesi.Hayatta kalmayı başarmaları tamamen yakıp yıkmak olduğu sürece elbette vicdanlı insanlara karşı geçici bir zafer(miş) sanırlar. Unutmayacaksın dediği yerde bugün yaptığı bu zulümler geçmişten gelen nefret ve kinin birikimi ile sürekli unutmayacaksın diyerek kendilerine yaptığı bir ritüel gibi. 4.madde de ise Yahudi çocukları bile kin ve nefret üzerine büyütülüyor ve dünya hakimiyeti için devletler(yandaşlar)e bir gönderme olduğunu düşünüyorum.
Kitapta 160. sayfaya kadar aslında pek bişi anlatılmıyor zaten uzun bir kitap bile değil yapılan zulüm bile içerisinde yok hatta. Tamamen Güçlülük, yücelik, yüceltme kavramları üzerine durulmuş.
Alıntı:Ancak kardeşlerimin kanıyla dolu bu kıtada kalamam. Avrupa bizi kustu. Koreş ve benim İsrail topraklarına gitmekten başka çaremiz yok( Ne kadar gülünç kardeşlerimin
Kitap 1935 yılında Almanya’da Yahudi bir ailenin evinde doğan bir köpeğin yazarın tabiriyle özel bir köpeğin ağzından kahramanlığın ve hayatta kalmanın, korkusuz bir dostluğun ve sadakatin öyküsünü anlatıyor. Güzel, sürükleyici bir kitap. Yaşananları ve yaşatılanları hatırlamak adına okunması gerekir. Gerçekten o yıllarda Yahudilere yapılan zulmü kabul etmek imkansız, yalnız zulme uğrayan asla zulüm etmemeli. Kendi yaşadıklarını, kötülükleri başkalarına yaşatmamalı….
Herkese yeniden merhaba! Bugün çok özel bir kitabı sizlerle paylaşacağım. Okurken hem o sıcaklığı hissediyor hem de zulmün en yakından hatta bir köpeğin ağzından dinliyorsunuz. İşte bu köpeğin adı Koreş !
DETAYLAR: konumuzkitap.com/2022/08/kores-a...Asher Kravitz tarafından kaleme alınan ve Yahudi bir ailenin evinde dünyaya gelen özel bir köpeğin yani Koreş'in ağzından anlatılan kitap okurseverlerle buluştu. İlk kez bir köpeğin bakış açısından yazılan kitap olma özelliğiyle dikkat çeken Koreş'i okuyan herkesin hayatta kalma mücadelesi, cesaret, sevgi, nefret, sadakat gibi tüm duyguları yoğun yaşayacağı hem eğlenceli hem de duygusal bir kitap...
1935 yılında Almanya'da Yahudi bir ailenin evinde bir Kafkas Çoban Köpeği olarak dünyaya gelen ve hayatı boyunca sahibinden ismine kadar pek çok değişiklik yaşayan Koreş'in hem mutlu hem de yaşam mücadelesiyle geçen günlerini anlattığı hikâyesini okurken hayata dair birçok sorunun da yanıtını bulacaksınız.
Hiç bir köpeğin hayatını düşünmüş müydünüz? Hayat şartlarının, sahibiyle ilişkisinin, arkadaşlarıyla oynadığı oyunların onu nasıl etkileyebileceğini; sahibine delicesine tutkun ve itaatkâr olmasının nedenlerini düşünmüş müydünüz? Eğer buna vaktiniz olmadıysa Koreş'i okumanızı öneririm.
Peki sizler bu eşsiz ve bir o kadar da yürek parçalayan Koreş'in hikayesini okudunuz mu? Eğer okuduysanız neler hissettiniz? Yorumlarda buluşalım!
Hz Musa ulusal bir kahraman ve kurtarıcıydı.
Hz Davud ilk büyük kral ve Yahudileri bir araya toplayan kişiydi.
Hz Süleyman ise Yahudi imparatorluğunun zirvesiydi. Onun döneminde Yahudiler önemli bir siyasi ve ekonomik güç oldular...
Ancak Hz Süleyman vefat edince Yahudi imparatorluğu ikiye bölündü. Kuzeyde İsrail ve güneyde Yehuda olarak.
Süleyman döneminde Kudüs imparatorluğun ve inancın merkezi olmuştu. Bölünme nedeniyle Yehuda güç durumda kalmış ve kuzeye kültürel anlamda bağımlı olma konumuna gelmişti. Yehudanın bulduğu çözüm yeni bir dini merkez ve bu merkez etrafında yeni bir kutsal metin inşa etmek oldu. Böylece paralel bir Tevrat ortaya çıktı..
İsrail kırallığı iki yüzyıl sonra Asur imparatorluğu tarafından MÖ 722 de ortadan kaldırıldı. Halk dağıtıldı ve çeşitli yerlere sürgün edildi...böylece sürgündeki halklar İsrail'in kayıp on kabilesi oldu.
İki krallık ve iki farklı Tevrat nüshası ortaya çıktı.
Nubukadnezar MÖ 587 de Kudüs ü ele geçirdi ve tapınağı yıktı, halk esir olarak Babile sürgün edildi, bazıları da Mısır a mülteci olarak kaçtı. Mısıra gidenler özellikle Musa neslinden gelenlerdi...
MÖ 538 yılında Persler Keldanileri yenilgiye uğrattı. Babil ve Mısır arasındaki tüm topraklar Pers imparatorluğunun bir parçası haline geldi. Pers kralı Koreş Yahudilerin Kudüs'e dönmesine izin verdi. Çıkardığı bir fermanla Yahudilerin tapınaklarını yapmasına izin verdi.
Pers kralı Yahudi toplumunun lideri olarak Harun soyundan gelen kahinleri yetkilendirdi. Böylece Harun ve Musa neslinden gelen kahinler arasındaki mücadele sona eriyordu; Harun nesli mücadeleyi kazanmıştı.
İşte bu durum Tevratın şekillenme sürecini ve son şeklini de belirleyen temel etken olacaktı.
Kitabı Mukaddes boyunca sadece iki kişi yasa koyma hakkına sahiptir. Musa ve Ezra.
Ezra ilk
Yahudi soykırımı ile ilgili kitapları okumayı seviyorum. Bu kitapta Yahudi bir ailenin köpeğinin yavrusu Koreş’in gözünden olaylar anlatılıyor. Biraz fazla Yahudilik içerse de kitap akıcı ve okunabilir.
#okudumbitti
#AsherKravıtz
#Koreş
#233sayfa
#NisanAyı7ciKitap
"Havladım. Havlıyorum, öyleyse varım"
"Vücut ikiye ayrılır. Dişlerin ve dilinle ulaşabileceğin alanlar ve ağzının erişemeyeceği alanlar"
"Benim yaşama şartlarımın iyileşmesinin kardeşimin kötü durumunun bir sonucu olduğunun farkındaydım"
Selam kitapcanlar. Bu kitap 1935 yılında Almanya'da Yahudi bir ailede Doğan Koreş adındaki bir köpeğin ağzından o dönemi anlatan bir eser. Diyor ki arka kapak yazısında
"Kararları insanların verdiği bir dünyada köpek olmak kolay değildir"
Okurken ilk başta çok sevimli geliyor kitap. Minik bir patinin ağzından köpeklere dair çok şey öğreniyoruz.. Hani insan için nasıl bir ailede doğduğu ve nasıl bir eğitim aldığı önemlidir deriz ya karakterinin şekillenmesi için, işte bu kitapla birlikte bunun köpekler içinde nasıl geçerli olduğunu öğreniyoruz.. Mutlu bir ailede köpeğin davranışı ile Nazi kampı için eğitilirken ki davranışı arasındaki farkları açıkça görebiliyoruz. Ve belki de en önemlisi vahşi bir amaç için eğitilmek istense bile bir köpeğin dostluğunun ve sadakatinin ne kadar büyük ve yüce olabileceğini de bir kez daha bu kitapla anlıyoruz.. Haçiko da (adını yanlış yazmış olabilirim) olduğu gibi..
"Gecenin karanlığı, birkaç saat sonra uyanmaya mahkum edildiğim kara günün yanında sönük kalıyordu"
"Deneyip üzülmek, denemediğime üzülmekten iyidir" dedim kendime..
"Zor yoldan anladığım kadarıyla insanlar üçe ayrılıyordu: iyi, kötü, umursamaz."
"Geceleri gözümün önüne sürekli aynı görüntüler geliyordu. Sokak ortasında yakılan ateşler, yükselen dev alevler, kitaplardan yırtılıp kömür haline gelmiş uçuşan sayfalar" bu alıntı size de kitap hırsızı kitabını hatırlattı mı???