10/10
·320 syf.··
2026 40. kitabı
Bu kitapta o kadar çok fazla ters köşe var ki hangisinden bahsedeceğimi, hangisine şaşıracağımı inanın ki çok şaşırdım. Kesinlikle kusursuz bir zihin oyunu okuyacaksınız. Yazarın diğer kitaplarını okuduğum için ki okuyanlar da bilir. Asla tahminleriniz çıkmıyor. Karakterler üzerinden ikinci bir kimlik oluşturuyor resmen ve asla tahmin edemiyorsunuz. Kitamız iki farklı kadının yaşadıklarıyla ilerliyor... Eden ve Birdy. İlk başlarda aralarındaki bağlantıyı çözmeye çalışırken kendimi sürekli yanlış tahminler yaparken buldum. Sonra bıraktım bunu yapmayı. Çünkü resmen beynim error verdi. Tamam ben hemen anlatıyorum. Eden Fox, eşi Harrison ile birlikte yeni bir başlangıç yapmak adına ve deniz manzaraları da çizen biri olduğu için Hope Falls'a taşınmış ve Spyglass'ı satın almışlardır. Eden, her şeyi bir kenara bırakarakta kendi sanatına adapte olarak bir resim sergisi düzenler. Hazırlığına başlamadan önce de yanına evinin anahtarlarını alarak kısa bir koşuya çıkar. Evine dönünce eşinin de seyahatten döndüğünü görerek kapıya yönelir. Gelin görün ki, evden çıkmadan yanına aldığı anahtarı kapıya uymaz. Ve kapıyı da ona tıpa tıp benzeyen ve onun akşam için giyeceği kadife elbise ona tıpa tıp benzeyen bir kadının üzerindedir. Durun bu kadarla da sınırlı kalmıyor... Çünkü, eşi Harrison da kapıyı açanın kendi karısı olduğunu söylüyor. Buradan itibaren öyle senaryolar kurdum ki... Ama hepsi de puff elimde patladı. Daha sonra karşımıza Birdy çıkıyor. Kendisi, Londra'dan anneannesinin ölümü üzerine ve Spyglass'ın satılmasından sonra geliyor. Ve açıkcası anneannesi gibi onunda ölümünü tahmin eden Thanatos adında bir ilaç firmasından ölüm tarihi alır. Ve kendisi aslında bir Başmüfettiş. Hope Falls'a da tam olarak bu sebeple geldiğini ve polis memuru olan Carter'ın başına geldiğini
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 202657 okunma
6/10
·312 syf.··
2026 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 09:54
Şöyle ters köşe, böyle şaşırtmalı falan diye yorumlar okuyunca ben de okumak istedim. Gerilim tarzını çok severim. Ama ben o ters köşeleri okurken tahmin ettim . Bugüne kadar o kadar başarılı ters köşe gerilim kitapları okumuşum ki, beni pek şaşırtmadı. Ama okuması keyifli, akıcı, tam bir tatil kitabı.
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Mahkum – Güvenin ve Gerçeğin Gölgesinde Bir Hikâye..
Puan vermedi·288 syf.··
2026 41. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:16
Freida McFadden’ın Mahkum adlı romanını da diğer romanları gibi büyük bir merakla okudum. Bu kitap, yalnızca bir gerilim romanı değil; aynı zamanda insanın geçmişiyle, seçimleriyle ve güven duygusuyla yüzleşmesini anlatan güçlü bir hikâye. Kitap boyunca yazar, gerçeği ustalıkla gizleyerek okuru sürekli şüphe içinde bırakıyor. Tam her şeyi çözdüğümü düşündüğüm anda yeni bir ayrıntı ortaya çıkıyor ve bütün dengeler değişiyor. Bu yönüyle Mahkum, sadece okunmuyor; adeta yaşanıyor. Sayfalar ilerledikçe merak duygusu giderek artıyor ve kitabı elden bırakmak neredeyse imkânsız hâle geliyor. Romanın en etkileyici taraflarından biri, karakterlerin kusurlarıyla birlikte son derece gerçek hissettirmesi. Hiç kimse tamamen masum ya da tamamen suçlu görünmüyor. Bu da hikâyeye güçlü bir psikolojik derinlik kazandırıyor. Özellikle geçmişin insan hayatı üzerindeki etkisi ve güven duygusunun ne kadar kırılgan olduğu, roman boyunca ustalıkla işlenmiş. Freida McFadden’ın sade ama sürükleyici anlatımı, olayların temposunu bir an bile düşürmüyor. Ancak kitabı benim için özel kılan şey yalnızca şaşırtıcı olay örgüsü değil; aynı zamanda insanların göründükleri kişi olup olmadıklarını sorgulatmasıydı. Roman boyunca sık sık şu düşünce aklıma geldi: Bir insanı gerçekten ne kadar tanıyabiliriz? Mahkum, beklenmedik ters köşeleri, güçlü gerilimi ve psikolojik çözümlemeleriyle beni etkiledi. Gerilim ve psikolojik thriller türünü seven herkesin mutlaka şans vermesi gereken, akılda kalıcı bir roman olduğunu düşünüyorum.
MahkûmFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20242,687 okunma
Ah Martin ah...
Puan vermedi·517 syf.··
2026 2. kitabı
Sevgi insana her şeyi yaptırabilir bir de sevgisizlik... Aşk uğruna her şeyi göze alan ve elinden ne geliyorsa onu yapmaya çalışan Martin'in hikâyesi. Onun kendini geliştirmek için gösterdiği azme hayran kalmamak imkansız. İstediği bir şey için sonuna kadar peşinden koşan bir karakter. Spoiler vermemek adına Ruth hakkında çok yorum yapmayacağım. Ve sonunun böyle biteceğini tahmin etmemiştim ben, biraz ters köşe oldum diyebilirim. Ama çok etkileyici bir sondu gayet başarılı. Ayrıca yazarın dili sade ve anlaşılır, kitap oldukça sürükleyici her ne kadar bir ara yeter artık ne olacaksa olsun dememe rağmen Etkisi uzun süren ve insanı düşündüren bir klâsik. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
Puan vermedi·116 syf.··
2026 20. kitabı
Herkese selam Bugün yeni bir kitap yorumuyla daha karşınızdayım. Karşımızda tam anlamıyla aşkın, sabrın ve kavuşamamanın kitabı var diyebilirim. Umut, henüz küçük bir çocukken gönlünü Elif'e kaptırıyor. Büyüdüğünde kalbindeki bu yoğun hisleri ona itiraf etse de bu aşk, önünde büyük engeller olan "imkânsız" bir bağa dönüşüyor. Umut, Elif'i uzaktan, sessizce ve incitmeden sevmeye devam ediyor. Elif ise babasının kendi ruhunda açtığı derin yaralarla ve travmalarla mücadele eden, hayata tutunmaya çalışan çok yaralı bir kadın. Yaşadığı bu ağır duygusal yüklerden dolayı bir gün her şeyi geride bırakıp, habersizce çekip gidiyor. İşte bu noktada hikâye; Elif için zorlu bir "kaçış", arkada kalan Umut için ise upuzun bir "bekleyiş" sürecine dönüşüyor. Kitapta geçmiş ve şimdiki zaman o kadar güzel harmanlanmış ki ortaya gerçekten çok akıcı ve etkileyici bir kurgu çıkmış. Doğruyu söylemek gerekirse finalde daha farklı bir durum, belki biraz daha farklı bir ters köşe beklerdim. Ama ne diyelim; her aşk kavuşmayla bitecek değil ya... Bazı hikâyeler de yarım kaldığı için bu kadar iz bırakır.
Zaten O Şarkıyı Ben Sana YazmadımOrkun Galolar · İnkılâp Kitabevi · 202672 okunma
Puan vermedi·270 syf.··
2026 264. kitabı
Ahmet Ümit, *Sis ve Gece* adlı bu ilk polisiye romanında, Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) içinde dönen karanlık güç savaşlarını, entrikaları ve ortadan kaybolan sevgilisini arayan bir istihbaratçının psikolojik kırılmalarını konu alır. Yazar; ideolojileri, ihanetleri ve insan ruhunun karanlık dehlizlerini İstanbul'un tekinsiz atmosferiyle birleştirerek Türk polisiye edebiyatının en önemli köşe taşlarından birini ortaya koyar.
Sis ve GeceAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201324bin okunma