7/10
·144 syf.··
2026 14. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 10:52
Olaylar, başkarakter Muhsine’nin bir köşke hizmetçi olarak girmesiyle başlıyor. Bu köşk; cinlerin, perilerin ve gulyabanilerin kontrolü altındadır. Ev halkı gibi Muhsine de günlerini büyük bir korku içinde geçirmekte ve bu gizemli varlıklara hizmet etmektedir. Ta ki bu varlıklardan biri Muhsine’nin peşine düşene kadar... İşte bu noktada hikayenin heyecanı ve temposu iyice yükseliyor. Spoiler vermemek için daha fazla detay paylaşmak istemiyorum. Gulyabani, özünde bir korku hikayesi gibi görünse de aslında okuması son derece keyifli ve eğlenceli bir eser. Yazar, bu doğaüstü olaylar üzerinden aslında dönemin batıl inançlarını mizahi bir dille eleştiriyor. Tempo baştan sona hiç düşmüyor; kitabı hiç sıkılmadan, bir solukta bitirdim. Hem güldüren hem de tatlı bir ürperti yaşatan bu Türk edebiyatı klasiğini herkese tavsiye ederim.
1000Kitap
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202517,9bin okunma
Size bir kitap ve bir yazarla geldim!
8/10
·88 syf.··
2026 47. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 09:46
Bilimkurgunun erken dönem isimlerinden biri olan Maurice Renard (1875-1939), Fransız edebiyatında “olağanüstü-bilimsel roman” fikrinin öncülerinden kabul edilir. Bilimi sadece teknolojik keşifler için değil; insan doğasını, korkularımızı ve bilinmeyene duyduğumuz merakı sorgulamak için kullanan bir yazardır. Renard’ın bilimkurguya katkısı, fantastik ile bilimi kesin çizgilerle ayırmamasında yatar. Onun hikâyelerinde deneyler, bilinmeyen varlıklar ve bilimsel fikirler çoğu zaman gotik bir atmosferle birleşir. Bu yönüyle Edgar Allan Poe’nun tekinsizliği ile H. G. Wells’in bilimsel hayal gücü arasında bir yerde durmaktadır. Fihrist Kitap’ın yayımladığı Görünmez Olmak İsteyen Adam, Renard’ın üç hikâyesini bir araya getiriyor: -> Görünmez Olmak İsteyen Adam: H. G. Wells’in Görünmez Adam fikrine cevap niteliğinde. Renard, “gerçekten görünmez olan biri nasıl görebilir?” gibi bilimsel bir açmaz üzerinden Wells’in eserini sorguluyor. -> Perili Köşk: Hayalet anlatısı gibi başlayan ama bilimsel açıklamalarla ilerleyen, fantastik ve bilimkurgunun sınırlarını bulanıklaştıran bir öykü. (Poe - Usher Evi'nin Çöküşü ile çapraz okunmalı bence) -> Marslılar: Kısa ama etkili bir bilimkurgu fikriyle, uzay ve bilinmeyen yaşam temasını işleyen bir metin. (En sevdiğim öykü oldu) Onu okurken akla gelen isimler arasında H. G. Wells, Edgar Allan Poe, Jules Verne ve daha sonra gelen Philip K. Dick gibi yazarlar var. Wells gibi bilimin sınırlarını kurcalıyor, Poe gibi tekinsiz bir hava yaratıyor; ama Renard’ın farkı, bilimsel fikri çoğu zaman “acaba mümkün mü?” sorusundan çok “insan bununla karşılaşırsa ne olur?” noktasına taşıması. **Bilimkurgunun emekleme döneminde, türün sadece uzay gemilerinden ibaret olmadığını gösteren; bilim, korku ve hayal gücünü aynı potada eriten
Fantastik Bilim Kurgu
Görünmez Olmak İsteyen AdamMaurice Renard · Fihrist Kitap · 202126 okunma
Reklam
Puan vermedi
#OkudumBitirdim Sırça Köşk/Sabahattin Ali Sabahattin Ali’nin öykü derlemeleri, bir kaç öyküsü dışında pek beğenemedim açıkçası. Genel itibariyle söylemem gerekirse aman aman diyebileceğim bir okuma olmadı benim için. Daha güzel ve akıcı öyküler okuduğum kitaplar olduğundan olabilir diye düşünüyorum. Öyküler bizi bir hayatın içinden alıp başka bir hayatın tam ortasına bırakan bir akışa sahip olması bakımından yorucu olmuyor. Yazar, karakterleri aracılığıyla topluma ayna tutarken, onların içinde kendimizden izler bulmamızı sağlıyor. Kitaptaki “Cankurtaran” öyküsü ise , ülkemizde 1940'lı yıllarında yaşanan kepazelikleri ve insanın insana acımasızlığını çok net ortaya koyarken, Kadınların yaşadığı zorluklar, köylülerin yoksulluk nedeniyle sağlık hizmetlerine erişememesi ve sınıfsal eşitsizlikler öykünün temel meseleleri arasında yer alıyor. Aradan yıllar geçmesine rağmen güncelliğini koruyan bu sorunlar, Sabahattin Ali’nin güçlü gözlemciliğiyle günümüzde de var olan hepimizin muhakkak yaşadığı yada etrafımızda gördüğümüz gerçekleri aktarıyor. "Sırça Köşk " öyküsü ise bir o kadar manidar ve ders niteliğinde.......
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,8bin okunma
Sırça köşke övgüler
10/10
·141 syf.··
2026 32. kitabı
O kadar iyi anlatım o kadar iyi benzetme ve teşbihler mevcut ki döneminde yasaklanma sebebini o kadar iyi anlıyoruz ki tam bir türk klasiği tam bir sabahattin ali bitiriciliği sırça köşk okuyun görün onda on net.
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,8bin okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 77. kitabı
Tsunocima'da yer alan mavi köşk adlı ongen yapıda geçen yıl eylül ayında mimar bir adam karısı ve karı koca olan hizmetçileri öldürülmüştür. Bu ailenin yanında kalan Çiori adlı kız da geçen yıl ocak ayında polisiye kulübünün yeni yıl partisinde akut alkol zehirlenmesi nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Üniversitenin polisiye kulübünde yer alan yedi genç bu mavi köşke bir haftalığına tatile giderler. Polisiye kulübündeki bu kişilere esrarengiz bir mektup gelir içeriği ise Çiori'nin öldürüldüğü yönündedir. Mektup mimar olan ve mavi köşkün sahibi ölen Seici'ye aittir... Eğer hayaletler yoksa göndermesi imkansızdır peki bu eşek şakasını kim yapmıştır? Malikanede çıkan yangının sebebi nedir? Ortadan kaybolan malikanenin bahçıvanı mı bu işin içindedir? Dahası üzerinden bir yıl geçmesine rağmen neden şimdi böylesi bir mektuplaşma olmuştur? Zengin olan Seici malikaneyi gizli odalar, dolaplar, kasalarla donatmıştır ve bunların yerini düzeneği bilen tek kişi Seicidir. Bir sabah bu bir grup gencin bulunduğu malikanede 7 adet plastik levhaya yazılı birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, sonuncu kurban, dedektif, katil yazıları bulunur. Orczy, Agatha, Ellery, Van, Poe, Leroux, Carr bu gençleri nasıl bir son bekliyor, adaya gelen giden olmadığına göre katil içlerinden biri mi? Geçen yedi günde her gün bir kayıp, kurtulan olacak mı? Eser sonunda ters köşe oldum, sıradaki kitabım Dövme Cinayetleri olacak listeye eklendi. Tavsiye ederim, reklam değil. @domingo_yayinevi #ongenevcinayetleri
Ongen Ev CinayetleriYukito Ayatsuji · Domingo Yayınevi · 2025289 okunma
Puan vermedi·520 syf.·
2026 421. kitabı
‘ ne diye benim ruhumun âhengini bozdun?” sabahattin ali Sabahattin Ali, kımdır? Türk edebiyatının toplumcu gerçekçi geleneğini kuran en önemli romancı, öykücü, şair ve gazetecilerinden biridir. Eserlerinde kullandığı sade dil, derin psikolojik tahliller ve ezilen kesimin sorunlarını işleyişi ile edebiyatımızda derin izler bırakmıştır. Toplumcu gerçekçi çizginin öncülerindendir. Eserlerinde genellikle Anadolu insanının yaşamını, bürokrasiyi, eşitsizliği ve bireyin içsel yalnızlığını ustaca harmanladı.  Karakteri ve Sürgünler: Hayatı boyunca siyasi yazıları nedeniyle pek çok kez baskıya uğradı ve hapis yattı. Gazetecilik de yapan yazar, "Sırça Köşk" isimli eserinin Bakanlar Kurulu kararıyla toplatılmasının ardından işsiz kaldı. Eserlerinde genellikle Anadolu insanının yaşamını, eşitsizlikleri ve toplumsal sorunları gerçekçi bir yaklaşımla işledi. Sivri dilli ve toplumcu mizah yazıları nedeniyle Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz gibi isimlerle çıkardığı Marko Paşa ve benzeri dergilerde defalarca yargılandı= ve hapis yattı. Tek parti döneminde 1⅛ yakınlarında başından vurularak öldürüldü. Tüm Eserleri - Oyunlar Şiirler Mektuplar Yazılar Tutanaklar "Bence Sabahattin'in en kuvvetli tarafı ken­ dine benzerliği, temiz ve metotl u bir edebiyat kültürüne dayanarak, en yaratıcı anlamı nda realist oluşudur ... Sabahattin köyü, kasabayı, köyl üyü, kasabalıyı çok iyi biliyor, d uyuyor ve yaşatıyor. Dili pürüzsüz. Görünüşü dağıtıp yine bir noktada toplamasını büyük bir ustalıkla ba­ şarıyor." Nazım Hikmet "
Anı mektup günlük edebiyat şiir
Tüm Eserleri - Oyunlar Şiirler Mektuplar Yazılar TutanaklarSabahattin Ali · Epsilon Yayınları · 2019111 okunma
Reklam
Reklam