İsmet İnönü'nün Kızı Anlatıyor
Özden Hanım'la Pembe Köşk'e gittiğimde tanışma fırsatım oldu. Dönem içinde yoğunluktan kitaba başlayamamıştım şimdi okuyorum ve -kendisinin edebiyatçı olmasına bağlıyorum - kitap çok akıcı bir söyleşi olarak ilerliyor. Bu arada Özden Toker, İnönü Vakfı'nın başkanı olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Youtube ve instagramdan takip edilebilir.
Alıntı
Okuma listemi güncelleme vakti. Bir yanda Sabahattin Ali'nin Sırça Köşk'ü, Mahkemelerde'si ve Bütün Şiirleri; diğer yanda Orhan Veli ve Turgut Uyar'ın şiir dünyası... Klasiklerden devam etmek istersem de masada Goethe (Genç Werther'in Acıları) ve Stefan Zweig (Korku) bekliyor. Seçenek çok olunca insan bir süre sadece kitaplara bakıyor. Sırayla hepsine uğrayacağım kesin de, ilk hangisinden başlayacağımı bilemedim.
Duygu ve Düşünce
Reklam
“Dünyada bir evim olmadı Allah’ım, yedi bahçeli cennetinde bir köşk isterim"
Delip geçmez öylece durur damarımı bulur İçimde köşk var ona kurulur Yine de yaranamam Bi fırlatsam kederimi göğe Düşer eski yerine göğsüme oturur...🎧🚬
Müzik
30 MAYIS 1924 - Fikriye Hanım'ın Ankara'da intiharı. Ve Mustafa Kemal'in kendisi için yazdığı şiiri: "İçsem de bir kadeh hayat iksirinden, zamansız ayrıldım, bilinsin Fikriye’den. Bıkmadım ki doyayım o narin ellerinden, Ümmid-i aşkım saracak seni, cefakâr teninden." Fikriye Hanım, Münih'ten İstanbul'a döndükten sonra, Atatürk'ün Ankara'ya gelmesine izin vermemesi üzerine kısa bir süre İstanbul'da kalmış, daha sonra Gelibolu'ya giderek, eskiden tanıdığı bir ailenin evinde bir sene kadar misafir edilmiştir. Ancak 1924 yılı mayısının sonlarında, başkasına ait bir nüfus cüzdanını kullanarak Gelibolu'dan İstanbul'a, oradan da Ankara'ya gelmeyi başarmış, 30 Mayıs günü Atatürk'le görüşmek üzere Çankaya'ya gitmişti. Köşke varışında bu arzusunun yerine getirilemeyeceği kendisine söylenildiği zaman, geri dönmek üzere -beklemekte olan- payton'a binmiş, payton'da, yanında taşıdığı tabanca ile intihar etmiştir. Fikriye Hanım’ın intiharı Latife Hanım biz gençlere diyor ki: “ATATÜRK, MİLLETİNİ ÇOK AMA PEK ÇOK SEVİYORDU. HAYATINI TÜRK MİLLETİNE ADAMIŞTI. SEVİLMEYİ DE AYNI DERECEDE İSTİYORDU. SİZ GENÇLER, O’NU SEVMEK, O’NU SEVDİRMEK İÇİN MÜTEMADİYEN O’NDAN BAHSEDİNİZ, O’NA DAİR YAZINIZ.” FİKRİYE HANIM’IN İNTİHARINI ATATÜRK’ÜN ENİŞTESİ MUSTAFA MECDİ BEY’İN HATIRATINDAN DİNLEYECEĞİZ: —“ Benim bildiğim ve gördüğüme göre, ATATÜRK ‘ün şahsi sebeplerde en çok üzüldüğü, müteessir olduğu olay, FİKRİYE ‘nin intihar edişidir. Bizim ailece FİKRİYE dediğimiz bu çok güzel hanım, ATATÜRK ‘ün üvey babasının erkek kardeşinin kızı olmak dolayısıyla, bilhassa ZÜBEYDE Hanım’ı sık sık ziyarete gelir, AKARETLER ‘deki evimizde günlerce misafir kalır ve bu arada MUSTAFA KEMAL PAŞA ’yı da bir ağabey gibi sever, sayar, her hizmetinde bulunurdu. Hele nikâhlanarak birlikte gittiği bir MISIR ‘lı ile harem
H. Atlansoy
Dünyada bir evim olmadı Allah'ım yedi bahçeli cennetinde bir köşk isterim.
Reklam
Reklam