Chalkokondyles'e göre;
Çandarlı Halil bir çatışmaya meydan vermeden II.Murad'ı tekrar tahta çıkarmanın yolunu buldu. Mehmed'i günlerce sürecek ava çıkardılar. Bunun üzerine Halil en güvendiği rical ile birlik olarak Sultan Murad'ı çağırttı. Eski sultan Edirne'ye gelir gelmez Divan'a çıkarak kendini halka ve kadılara gösterdi. Herkes itaat etti. Mehmed bu beklenmedik değişiklikten haberdar olunca o da itaatten başka çare göremedi. Acele gelip babasının elini öptü. Fakat bu oyunun asıl tertipçisi bildiği Çandarlı Halil'e içinden kin bağladı.
Tahtı oğluna bırakıp çekilmekle çok yanlış hareket ettiğini II.Murad'a, sonraki gelişmeler gösterecektir.
Onun tahttan çekilmesi ve barış için yaptığı fedakarlıklar, düşmanlar tarafından devletin açık bir güçsüzlüğü olarak yorumlanmış ve saldırı planlarını kuvvetlendirmiştir.
II.Murad, her şeyden önce Macarlarla Edirne'de yaptığı antlaşmanın (1444) bu tarafa barış sağladığını zannetmekle tamamıyla yanılıyordu. Düşmanın barışı gerçekte bir oyalama vasıtası saydığı açıktı. Şimdi hızla hazırlanmakta olan Haçlılar, Türkleri Rumeli'den çıkarmak için meydana çıkan durumu kaçınılmaz bir fırsat sayıyorlardı.
Murad'ın oğlunu tahta geçirmesinde en önemli sorun da İstanbul'daki müddeiye karşı onu, kendi sağlığında halka meşru hükümdarları olarak tanıtmak ve tahta yerleşmesini sağlamaktı.
Halkın şeyhlere sultandan daha çok bağımlılık göstermesi, daima iki taraf arasında kuşku ve düşmanlık nedeni olmuştur.
Zorlu bir Padişah olan Fatih her gittiği yerde halkın yanına toplandığı Kalender-Abdal Otman Baba'yı müritleriyle beraber idama karar vermişti ancak dervişler, vezirlerin ve ulemanın şefaatiyle ölümden kurtuldular.
Timur, Anadolu'da büyük küçük tüm beylere ve Bayezid'in oğullarından her birine yarlıglar göndererek kendi egemenliği altında varlıklarını sürdürmelerini istedi. Celebi Mehmed Amasya'da onun adını taşıyan bir gümüş sikke bastırıp egemenliğinin tanıdığını gösterdi.