Neticesi olmayan herhangi bir sebep gibi Ortalık yerde durup dururken Sevmiştim seni... Atlara kalırsa çoktan kaybettik savaşı, Mızraklar kırıldı,kalkanlar delindi,ganimetler paylaşıldı. Kasaba meydanında birbirini dövmekten Yorulan iki kovboy gibi, Bir tabancanın namlusuyla tetiğiyle, Kendisinden farklı, Kendisinden ayrı, Bir silahın şarjöründe tanışan iki soğuk mermi gibi, Aynı bedene sıkılan iki el kurşun gibi, Katille kurban arasında o birkaç saniyelik telaşla Sevmiştim Seni... -Küçük İskender
Atların vesilesi
Romantik Komedi- At- Arkadaşlık - Kovboy- çiftlik- Aile - Gençler
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kovboy Filmi Başlıyor
Ses Gazetesi, 30 Haziran 1973, Sayfa 21 Bu arada çocuk hâlini gördüğümüz İlker İnanoğlu, Arka Sokaklar'daki Engin başkomiser.
Toplumsal ve kültürel bir uyanış, ancak kendi köklerine ve değerlerine dönerek başlar. Batı’nın popüler kültür araçlarıyla (sinema, müzik, tüketim alışkanlıkları) dünyaya pompaladığı "Vahşi Batı" miti; temelde gücü haklı sayan, bireyciliği kutsayan, bencil ve sömürgeci bir felsefeye dayanır. Bizim coğrafyamızın ve medeniyetimizin harcında ise tam aksine dayanışma, adalet, merhamet ve toplumsal bağlar vardır. Bu kültürel kuşatmadan kurtulmak ve özümüze dönmek için şu adımlar kritik öneme sahip: 1. Kendi Değerlerimizi Yeniden Keşfetmek Bireycilik yerine dayanışma: Güçlünün zayıfı ezdiği bir "kovboy" mantığı yerine; komşusu açken tok yatmayan, toplumsal adaleti ve paylaşmayı merkezine alan bir bilinci canlandırmak. Tarih ve Kültür Okuryazarlığı: Geçmişi sadece kronolojik bir övünç kaynağı olarak değil; bugünün sorunlarına çözümler üreten bir ahlak, sanat, zanaat ve yaşam felsefesi olarak genç nesillere aktarmak. 2. Tüketim Çılgınlığına Karşı Durmak Vahşi Batı kültürü, insanı sadece "tükettiği kadar değerli" gören bir sistem dayatır. Buna karşı kanaat, üretkenlik ve emeğe saygı gibi kadim ilkelerimizi hem ticari hayatta hem de günlük yaşamda yeniden hakim kılmalıyız. 3. Yerli ve Milli Üretime Odaklanmak Sadece teknolojik ya da ekonomik olarak değil; zihniyet olarak da taklitçilikten kurtulmak gerekir. Kendi mimarimizi, kendi iş ahlakımızı, kendi eğitim felsefemizi ve kendi sanat dilimizi üretemediğimiz sürece, başkalarının çizdiği sınırların içinde yaşamak zorunda kalırız. "Bir millet, ancak kendi küllerinden ve kendi öz değerlerinden yeniden doğabilir." Taklit, aslı yaşatır; bizi biz yapan şey ise bu toprakların ruhunda, tarihinde ve inancında saklıdır. Kendimiz olmak, geleceğe bırakacağımız en büyük mirastır.
1000Kitap
mayıs ayında izledigim filmler 1. before the frost iskandinav filmlerini cok seviyorum kendilerine ait bir atmosferleri oluyo ve asiri iyi hissettiriyor. bu filmi de cok begenmistim 3.5/5 2. supernova cok fazla kotu yorum gordum ama bunun tamamen ana cift sebebiyle olduğunu dusjnuyorum. bunun disinda beni oyle cok sarmadı ama izlenir vakit kaybı degildi 3/5 3. exit 8 yine sonu hakkında cok fazla kotu yorum gordum ama bence normal bi filmdi izlenir 3.5/5 4. the owners hakkinda konusmak istemiyorum 1.5/5 5. she dies tomorrow tum karakterleri ayri ayri yargiladim, bi yorumda "eger psikolojiniz normalde cok sevmezsiniz" diyordu galiba dogru yine de ısıkları sevdim 3/5 6. dating amber tatlı bi filmdi bence ama ana karakter eleman az ayıp etti ben amber kadar iyi olamazdım galiba 3.5/5 7. sen ben lenin tek mekan oldugunu yorumlari okuyana kadar fark etmemistim pauspwmdhw oyunculuklar kaliteliydi izlenir 3.5/5 8. haikyuu the dumpster battle this is so peak 4.5/5 9. novocsine agriyi nasi hissetmiyon ya senin yerine benim canim yandi, ana karakter cok sirindi ama yine de cok kizdim dusuncesizligine. insanin az bencillik yapması da lazım bence 3/5 10. the founder
Film tavsiyeleri / 55655445555666778
`90'lar suç- gerilim` (`neo/noir`) `tarzı filmler` `aksiyon` / `neon ışıklar` /`yağmur`/`çöl atmosferi` `moteller` / `barlar`/ `para çantası` / `kader hissi ` `yanlış kimlik` / `kiralık katil` / `femme fatale` `casino`'`suç`/ `şiddet`/`köy` / `aşırılık`/`kan` `herkesin birbirini kandırması`/ `eğlenceli 90's` 1.` blood simple` / kansız `coen kardeşlerin` ilk filmi olan yapımda; bir bar sahibi, karısını ve sevgilisini öldürtmek ister ama plan herkesin birbirini yanlış anlamasıyla kana bulanır. texas sıcağı, neon ışıkları ve boş otoyollar arasında ilerleyen film; düşük bütçeli ama yoğun bir neo-noir kabusuna dönüşür. appraf.com/title/movie/kansiz 2. `one false move` los angeles'ta işlenen vahşi bir cinayetin izini süren suçlular, küçük bir güney kasabasına doğru kaçarken; yerel şerif kendini kaldıramayacağı kadar büyük bir olayın içinde bulur. `billy bob thornton`'ın senaryosu; taşra sıkışmışlığını ve yaklaşan felaketi ağır ağır hissettirir. appraf.com/title/movie/one... 3. `the last seduction` / son tahrik linda fiorentino'nun oynadığı femme fatale karakter; kocasını dolandırıp küçük bir kasabaya kaçar ve orada yeni bir adamı manipüle etmeye başlar. erotizm, ihanet ve kara mizah arasında ilerleyen film; `90'lar` neo-noir sinemasının en sert karakterlerinden birini yaratır. appraf.com/title/movie/-zgsd 4. `kill me again` insan iki kere ölür borç içindeki eski bir dedektif, mafyadan kaçan gizemli bir kadının ölümünü sahte göstermesi için tutulur. `val kilmer` ve joanne whalley'nin başrolde olduğu film; motel odaları, çöl yolları ve sürekli değişen kimlikler üzerinden klasik noir hissini modernleştirir. appraf.com/title/movie/-2r2t 5. `after dark, my sweet` karanlık basınca güzelim eski bir boksör, zihinsel sorunları