Kör..
Eski bir radyoda ses gibiyim, Sobada köz, yürekte kor gibiyim, İki damla yaş süzülen gözlerden, Başkasını görmemiş kör gibiyim.. Ruhefza1i..
Şiir
Elimizde büyük bir koz var umursamamak
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Selçuk Balcı sözleri Gittuğum yollar karıdur dardur yüreğim dardur Gözümdeki yaşların gizli sebebi vardur Günler aylar geçer yürek sızımda sen Hasret uzun bir yol kışım yazımda sen Düşer bir kar tanesi saçlarının ucuna Yastığımda özlemin kurulur baş ucuma Sevdaluk biraz da acı olur kestane balı gibi Kızıl ağaç uzanır aykırı dalı gibi Sevdaluk tatlı olur hançerin bali gibi Sarildi anasina gözleri dola dola, Gelup tutti elumden öyle koyulduk yola. Karlar bile eridi sevda ateşumuzden. Anasi bize bakup ağladi peşumuzden Ayağumdaki çorap çektum dizime kadar. Kizi kaçuramazsam sevdaluk işi yatar. Yaklaştum kapisina anasi gördi beni. Dedum hala rahat dur çeker vururum seni Dedum ki biliyisun benum durumum dardur; Bir kuçuk çayluğumlan bir tahta evum vardur.Dedi ki biliyirum benum içun farketmez.Dedum felsefe etma sevdaluk para etmez. Sevduğumun babasi kizi bana vermeyi. Böyle inatçi adam, yaşida var ölmeyi .. Dedum ki sevduğuma ne olacak halumuz.?Dedi al kaçur beni bu olsun kararumuz. Sevdaluk ede ede oldum sakallı dede Vuruldum bir güzele indi gözüme perde
Müzik
...özür dileme, köz getir buz tutmuş gönlüme, ya da uzat dudaklarını; cehennem ateşin de yanalım birlikte. geçer mi aşk'lığın acısı, unutulur mu özlemek? bir kaşık suda değil ki koskoca okyanusta boğuldu; şuramın biçare umutları. sarılamamak ne kötü; ne iyisin hâlâ gözlerimin içine bakarken.. daha fazla bakma ne olur, şah mat olacak dizlerimin bağı. seni sevmek güzel şey, kötü şey, sevdiğini söyleyememek.. gitmem lazım sanırım! memnun oldum tanıdığıma yabancı, sormadan söyleyeyim; benim adım da acı.
Şiir
Nina’dan denemeler serisi~
20/06/24-3:27 Bu gece 70-ci illərdə şair bir oğlan olsam və hər hansı bir səbəbdən sevdiyim insandan uzaq qalsaydım nə yazardım, deyə düşündüm və ortaya bu çıxdı( Mantık aramayın, mən buraxdım aramağı, Nina belədi): "Söylemeyi unuttum, bana aldığın o güzel saati düşürdüm. Hem de nerede bilmiyorum, düşünüyorum yani hatırlamaya çalışıyorum. Belki vedalaştığımız garda, belki kirpiklerinin ucunda, belki gözünden akan yaşta ya da son bakışında... Neydi kalbimi tutuşturan bilmiyorum. Ayaklarımdan bir alev tırmanırdı sanki Sonra göğsümün ortasında köz olurdu... Bütün renkler silinirdi. Bir sen kalırdın, bir ben, bir de o narin ellerin. Bakamazdım sana, içim titrerdi, sen içli içli bakardın. Bakışların konuşurdu sanki, kederliysen hele Ne anlatırdı içinden geçenleri! Sonra ben gülerdim, sen utanırdın. Can parem, güz çiçeğim, Allah'a ısmarladık, elbet geri döneceğim."
Susalım.
Susup inkâr edelim; “Ardımızda verdiğimiz sözleri bozmak için can attığımızı” göz göze gelince. “Yalan” diyelim, — yalan yetiyor bize. “Özlemek için sevmişiz, kavuşmak ne haddimize?” Birbirine varmayan yolların aynı yağmurda ıslanışı gibi; uzaktan geçelim birbirimizden, bir ömür uzağından. Akıp gitsin iki yanımızdan iki ırmak gibi zaman. Kıyılarında adımız unutulsun, suya düşen gölgemiz bile söz etmesin bizden. Dillendirilmeyince vuku bulmamış sayılan derin acıların sükûtunda lal olalım. Ne sen sor, ne ben söyleyeyim.
Şiir