mehmet Güngör

mehmet Güngör
@kripteks38
Tamam sustum. Hatta susturmaya çalışıyorum suskunluğumu, olabildiğince yavaş, olabildiğince sessizce...
Sence sen hangisisin?
Haayatta üç çeşit insan vardır. Soğan kokan bir bıçakla ekmek kesilmeyeceğini kendisi öğrenen insan. Soğan kokan bir bıçakla ekmek kesilmeyeceğini başkasından öğrenen insan. Soğan kokan bir bıçakla ekmek kesilmeyeceğini başkasından öğrendiği halde yapmaya devam eden insan.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
emsalsizi tarif etmek marifet çölde çağlayanı anlatmak zor ya diyorlar ki bilmeyeni arif et iki karadeniz deruni derya kalecik karası gözlerin var ya hani mavzer yemiş maral avcıya sencileyin melül mahzun bakar ya dayanamaz böğründe ki acıya benden ne istedin der de döker ya kalecik karası gözlerin var ya başımı beladan belaya soksa elmana talibim cezası kor ya sende mi cennetten kovuldun yoksa hurinin teni de sen gibi nur ya kalecik karası gözlerin var ya katmer dudağında esrar tütüyor en fazla keş derler keyfe keder ya gel beni çek diye ısrar ediyor başa gelen çekilirmiş kader ya kalecik karası gözlerin var ya yine baş kaldırmış kader mahkumu ikizler isyanda bluzun dar ya saçların peşine takar uykumu omzundan beline kalçana furya kalecik karası gözlerin var ya

mehmet Güngör

, bir kitabı yarım bıraktı
Franz Kafka
7.2/10 · 65,9bin okunma

mehmet Güngör

, bir kitap okudu
Puan vermedi·94 syf.·
2022 1. kitabı
Anton Çehov
7.4/10 · 26,6bin okunma
Anla beni Anna
Öğlen yemeğinden önceki o son teneffüste, kafamda bütün planı yapmıştım. Eğer planım işe yararsa öğrenmek istediğim o çok değerli bilgiye ulaşacaktı. O gün teneffüse çıkan bütün çocukların bir amacı vardı. Top oynayanlar zil çaldığında galip gelen taraf olmak, uzun eşek oynayanlar mümkün olduğunca az altta kalmak, dalya oynayanlar da, ebe olmadan yıkılan tuğla parçalarını dizerek ebelikten kurtulmak istiyorlardı. Ama benim amacım bambaşkaydı. Ben o gün okulda kimsenin sahip olmadığı bir oyuncaktan ve onunla oynayabileceğim oyunlardan vazgeçip, karşılığında benim için daha değerli olan bir bilgiye sahip olmak istiyordum. Bu bilgiye ulaşma isteği küçük çocukların değil de, daha çok büyüklerin hissettiği duyguların bende de tezahür etmesi sonucu ortaya çıkmıştı. Okulun geride kalan 4,5 yılında aynı sınıfta olmamıza rağmen, varlığını son bir kaç aydır hissetmeye başladığım Meleğin benden hoşlanıp hoşlanmadığını merak ediyordum. Ve bunu öğrenmenin bir yolunu arıyordum. Gidip direkt soracak cesaretim yoktu. Öğretmenimize, yada babasına söylerse diye korkuyordum. Babası öğrenirse büyük ihtimal beni döverdi. Yada babama söyleyerek sopa kısmını babama havale edebilirdi. İşin kötü tarafı bu hislerimin öğretmenimizin kulağına gitmesiydi. O zaman kaçınılmaz olan o sopa tüm okulun önünde atılırdı. Bu hapsinden kötü olurdu. Meleğin ve tüm okulun önünde, daha tam olarak ne olduğunu anlayamadığım bu duygu yüzünden sopa yemeyi göze alamazdım. Benden hoşlanıp hoşlanmadığını öğrenmenin daha kolay ve zararsız bir yolunu arıyordum kaç gündür. Bir başka sorunda benden daha yakışıklı olan sınıf arkadaşımız Murat ile daha çok oynaması ve konuşmadıydı. Bazen sınıfta uzun uzun Murat'a bakarken yakalıyordum. Okula devamlı birlikte gelir giderlerdi. Ben Murat’ın Melekle bir günde yaptığı sohbeti