“İnsanları öldüren kader, onları görebilmemiz ve gözlerimizi bu cesetlerle doldurabilmemiz için bizi de sorumlu kılıyor. Korku, alışılagelmiş korku, kaçış değil. İnsan, gerçeği kavradığı için utanıyor – işte gerçek önümüzde: Her ceset sen, ben ya da biz olabiliriz. Arada hiç fark yok. Eğer ,yaşıyorsak, bunu bir başkasının kirletilmiş cesedine borçluyuz”
“O uyuyan benim kendi gençliğim. Ölene dek birlikte sürükleyeceğim, vazgeçmeyeceğim gençliğim. Gençken de hem yaşlı, hem çocuk değil miydim. İşte şimdi yaz gününün pusu içinde balkonda oturuyorum”