“Chur Piskoposu Caminada, kilise görevi dışındaki tüm toplum sorunlarını da dertlenerek uğraş konusu yapan, ilginç bir kişilik... Tarih ve sosyal bilimlerle çok ilgili... Kim olursa olsun, herkesle ilişki kurarak incelemeler yapıyor.
Bir gün dağ başında rastladığı bir çobanla ilgileniyor. Kazancının çok az olduğunu öğrenince çobana acıyor ve diyor ki: ‘Ben de çoban sayılırım ama ben çok daha fazla kazanıyorum.’ Çoban tahminde bulunuyor: ‘Siz herhalde çok daha fazla sığırı korumaya çalışıyorsunuz.’”...
“Ben öldürmeye karşı verilen ölüm cezasının, işlenen suçtan daha ağır bir ceza olduğu kanısındayım. Bir karara uyarak adam öldürmek, haydut gibi adam kesmekten daha korkunçtur bence. Bir haydut tarafından gece vakti ormanda vurulan ya da kesilen bir adam, hiç kuşku yok, son ana kadar kurtulacağı umudunu taşır. Boğazı kesildiği halde kaçan ya da yalvaran insanlara çok rastlanmıştır. Buradaysa ölümü on kat kolaylaştıran son umudu kesin olarak esirgerler. Kesin hüküm ortadadır; bunun en ufak kaçamağı olmaması acıların en büyüğüdür...”