gerçek yaşamla yaşanmamış yaşam arasındaki, olduğumuz kişiyle olmak istemediğimiz kişi arasındaki en kısa mesafe, ünlü ressam M.C. Escher'in şeytani bir acımasızlıkla tasarlamış olduğu bükümlü bir merdivendir.
Gerçekten de, biri tarafından terk edildikten sonra, aynı yerde kalarak yalnız yaşamak zordur. Biliyorum. Ama yaşamdan bir şey beklemediği için kendini dışlanmış, yapayalnız hissetmekten daha acımasız bir şey yoktur.
Anlaşılan o da benim dünyamdan silinip gitmiş. Sanki insanlar benim ait olduğum dünyanın kenarından teker teker düşüyorlar. Hepsi de durmadan ilerliyor ve ansızın yok oluyorlar. Bir yerlerde dünyanın sınırı türünden bir şey olmalı. Bense her zamanki gibi günlük, sıradan yaşamı sürdürüyorum.
Burada, kanlı ve şiddet dolu bir dünyadayız. Insan güçlü olmazsa canını kurtaramaz. Öte yandan, soğukkanlı olmak da önemli; en ufak bir sesi kaçırmamak için kulak kirişte olmalı. Anlıyor musunuz? iyi haberler çoğu zaman alçak sesle verilir. Bunu unutmayın.