aki

aki
@krobak
gerçek yaşamla yaşanmamış yaşam arasındaki, olduğumuz kişiyle olmak istemediğimiz kişi arasındaki en kısa mesafe, ünlü ressam M.C. Escher'in şeytani bir acımasızlıkla tasarlamış olduğu bükümlü bir merdivendir.
Hiçbir zaman ertelenmiş arzunun ne olduğunu anlayacak kadar uzun süre beklemedim. Aceleci tavırlarım ayağımın altında hep bir çukur olmasını sağladı. "Seni bir zamanlar inciten ya da yaralayan birileri muhakkak olmuştur." Bazı insanlar bizi yıkık ve dağılmış halde bırakıyor. Benim durumumda yıkan aslında bendim ama kendine gelemeyen de benim.
Reklam
Hayatımız öncelikle bakır bozukluklarla yapılmış bir ödemeye benzer, bizim bu ödemeye karşı bir alındı makbuzu vermemiz gerekir, bakır bozukluklar günler, alındı makbuzu ise ölümdür. Zamanın bizi telaş içerisinde biteviye koşturup durması, bize asla nefes alma imkanı sunmaması, elinde kamçıyla buyurgan bir işveren gibi hepimizin tepesinde beklemesi ile hayatımızın bir azap ve işkenceye dönmesi arasında en küçük bir bağ kurma imkânı yoktur. Zaman yalnızca can sıkıntısının cenderesi içinde kıvrananların başına bela kesilmez ve onları sıkboğaz etmez. Varsayalım insan soyu kaldırılıp her şeyin kendiliğinden gelişip olgunlaştığı, sütlerin balların yerden kaynadığı, yiyeceklerin dallarından koparılmayı beklediği, herkesin gönlünden geçirdiğini hiç vakit kaybetmeksizin önünde bulduğu ve elde etmekte hiç güçlükle karşılaşmadığı Utopia ülkesine götürüldü; o zaman ne yapardı bu insanlar? Ya can sıkıntısından ölürlerdi, ya kendilerini asarlardı ya da olmadı birbirlerine düşerler, kavga dövüş birbirlerini boğup öldürürlerdi.
insan için hiç doğmamış olmak, güneşin kavurucu ışığını hiç görmemiş olmak en iyisi olurdu, ama eğer doğmuşsa olabildiğince çabuk Hades'in kapılarına koşturmalı ve orada yerin altında huzur bulmalıdır.
hayatta kalıplar vardır, ritimler. bir hayatta kendimizi köşeye kısılmış hissettiğimizde hüznün, trajedinin, başarısızlığın ya da korkunun tek bir varoluşun ürünü olduğunu düşünmek çok kolay. yalnızca yaşamanın değil, belli bir şekilde yaşamanın sonucu olduğunu düşünmek, demek istediğim, acıya karşı bağışıklık kazanmamızı sağlayacak bir yaşam tarzı olmadığını anlasak her şey çok daha kolay olurdu. mutluluğun doğasında acının da olduğunu, biri olmadan diğerinin de olamayacağını.
"ama duyguların tetiklediği her dürtününün kılavuzu akıl olmalıdır; bana göre, çekeceğin zahmetin yapman gereken şeye değmesi gerekir."