Tabu kısıtlamaları, dinsel ve etik yasaklardan daha değişiktir. Bir tanrının buyruğundan kaynaklanmayıp kendiliklerinden vardır bu yasaklar. Etik yasaklardan ayrıldıkları nokta, genel olarak kaçınmaları zorunlu görüp bu zorunluluğu belli nedenlere dayandıran bir sistem kapsamında yer almamalarıdır. Hiçbir neden içermeyen tabu yasaklarının çıkıp geldikleri kaynak belirsizdir. Bizim için anlaşılmaz nitelik taşırlarsa da onların egemenliği altında yaşayanlar için pek doğal sayılırlar.
Bizim için tabu sözcüğü karşıt iki anlamı içermekte, birincisi kutsal, kutsanmış, ikincisi netameli, tehlikeli, yasak ve temiz olmayan anlamına gelmektedir.
Bir tabunun çiğnenmesinin bedeli, elde bulundurulan bir şeyden ya da özgürlükten el çekme anlamına gelen kefaretle veya tövbeyle ödenebildiğine göre, tabu yasaklarına uyulmasının da ele geçirilmesi çok arzulanan bir şeyden el çekme anlamı taşıdığı kanıtlanmış olmaktadır.