Eskiden bildiğimiz yerler, kendilerini kolaylık olsun diye yerleştirdiğimiz mekanlar alemine ait değildirler sadece. O zamanlarki hayatımızı oluşturan, birbirine bitişik izlenimlerin ince bir dilimidirler; belirli bir görüntünün hatırası belirli bir anın özleminden ibarettir ve evler, yollar, caddeler de, heyhat, seneler gibi uçup gider.
Titiz biçimde geliştirilmiş bir kitap karşısında duyulan gerilimde zihin kendini yeniden ve yeniden kurar. Düşüncenin her dönüşümü, düşüncenin tüm geleceği, zihnin yeniden inşaası içinde bulunur.
Şiirleri ilk kez işitilen kelimeler gibi dinlememiz gerekiyor. Şiir bir büyülenmedir; tam da söz düzeyinde, sözün içinde, söz aracılığıyla bir büyülenmedir.