Eğer kişi belirli durumları ve insanları saf dışı bırakırsa geriye sadece kendini haklı çıkarmakta kullanacağı kişisel görüşü kalır, bu ise yeterli değildir. İnsanın toplumsal iletişimin içindeki yenileyici bütün rüzgârlara ve sağduyuya ihtiyacı vardır.
Bir fikrin değerinin, onu ifade edenin samimiyetiyle yakından uzaktan alakası yoktur. Aslında kişi ne denli samimiyetsizse fikrin de entelektüel açıdan o derece değerli olması beklenir zira bu durumda fikir kişinin arzuları, istekleri ve önyargılarıyla lekelenmemiş demektir.
Devrim; sevgimiz üzerindeki yasal tekelini kıskançlıkla koruyan o meşru eş değildi henüz. Devrim ateş gözlü; genç ve hür bir sevgiliydi ve ben, bu devrimi seviyordum...