İnsan yalnız olunca neler neler düşünür...
gerçekleşmemiş hayallerini, uçup giden yıllarını, ilk aşk maceralarını... O pek gerilerde kalan yılları, erişilemeyen ve erişelemeyecek olan bir isteği hatırlamak, düşünmek de hoş bir şeydi. Niye böyle olur? Bunu da bilmez insan. Ama zaman zaman bunları düşünmekten, o günleri yeniden yaşıyor gibi olmaktan hoşlanır.
Şu anda bu koskoca dünya üzerinde kendisini düşünen bir tek kişi bile mevcut olmadığına o kadar emniyeti vardı ki, acı bir kabadayılıkla kendisi de hiç kimseyi düşünülmeye layık bulmuyor; fakat bundan, sebebini anlayamadığı bir üzüntü duyuyordu.
Ne olduğumu bilmediğimden yaratıcımı da bilemeyeceğime çoktan kani olduğum için cehaletim beni her an eziyor; ben de, efendimin bana vermiş olduğu vicdana aykırı hiçbir şey yapmadıktan sonra O'nun uzamda olup olmadığını bilmemin pek de önemli olmadığını sürekli düşünmek suretiyle teselli buluyorum.