"Hep aynı saatte gelsen daha iyi olur. Sözgelimi öğleden sonra saat dörtte gelecek olsan ben saat üçte mutlu olmaya başlarım. Her geçen dakika mutluluğum artar.."
Sonra da şunlar geldi aklına, "Eşsiz bir çiçeğim var diye kendimi zengin sanırdım. Oysa sıradan bir güle sahipmişim. Sıradan bir gül,ancak dizlerime yükselen biri belki hepten sönmüş üç yanardağ... Demek hiç de büyük bir prens değilmişim."
"Ne tuhaf bir gezegen!" diye düşündü Küçük Prens. "Her yer kuru, her yer sivri,her yer sert ve acımasız. İnsanlarda düş kurabilme gücü hiç yokmuş. Ne söylerseniz onu tekrarlıyorlar. Benim gezegenimde bur çiçeğim vardı,söze ilk o başlardı..."