'Hayatımın en önemli manevi sorunlarını hiçbir zaman anlamayacak olan bir kadını sevebilir miyim ben?' diye soruyordum. 'Bir kadını sırf güzelliği için sevmek mümkün mü? Bu bir heykeli sevmek gibi bir şey olmaz mı?' diyordum ama, kendi duygularıma inanmadığım halde, daha o zaman onu sevmeye başlamıştım bile.
Here's much to do with hate, but more with love.
Why, then, O brawling love, O loving hate,
O anything of nothing first created,
O heavy lightness, serious vanity,
Misshapen chaos of well-seeming forms