Kübra Öztürk Güler

Kübra Öztürk Güler
@kubikepitel
8/10
·184 syf.··
2020 1. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2020 23:35
Bu romanı yıllar önce okumuştum. Hem tekrar hatırlamak istediğimden hem de geçen yıllarda üzerinde çokça tartışmalar olduğu için tekrar okumak istedim. 5 yaşındaki minik bir çocuğun yarattığı kendi iç dünyası, tattığı acılar ve öğrendiği sevginin boyutu, okurken hep o yaştaki bir çocuk için fazla olduğu hissiyatını verdi bana. Belki Zeze 10 yaşında olmalıydı, ya da farklı coğrafyalarda 5 yaşındaki çocuklar böyle bir hayat yaşıyor olabilir kim bilir. Zeze çok fakir bir ailenin çocuğu, aile içinde hep arka planda bir sevgi olmasına rağmen, haylazlıklarından ötürü sürekli ama sürekli ölesiye dayak yiyor. Bir nevi yaptıklarından ötürü şeytanlık damgası ona yapışmış ve artık böyle davranması gerekiyormuş gibi hissediyor. Şeker portakalı fidanıyla olan dostluğunda, öğretmenine olan yaklaşımında ve dostu Portuga'ya olan hislerinde aslında ne kadar naif bir çocuk olduğunu anlayabiliyoruz. Zaten yüreği gerçek sevgiyle dolduktan sonra, o haylaz çocuğun değişimini de görebiliyoruz. Genel olarak olay örgüsünden ziyade romanın ruhunu hissetmek ve bu çocuğa dost olmak çok güzeldi. Okurken bir yandan da bu romanın 2013 yılında bir öğretmenin ödev olarak vermesi üzerine, velinin kitabı 'müstehcen' bulup soruşturma açması sebepli mi anlamak istedim. Kitapların yasaklanmasının desteklenir bir tarafı olduğunu düşünmemekle beraber, çocuk kitapları için bir yaş filtresi koymanın uygun olduğunu düşünüyorum. Öncelikle kitaptaki dayakların dozu o kadar fazlaydı ki, bir yetişkin olarak bana bile fazla geldi diyebilirim, zaten bu dayaklar Zeze'yi bile yıldırmış kimi zaman intiharı bile düşündürmüştür. İlkokul çağında dayakla tanışmamış bir çocuğun okurken bu şiddetin sebebini anlayamayacağını ve olumsuz etkileneceğini düşünüyorum. Bunun yanında Zeze 5 yaşında olmasına rağmen bir yetişkin kadar
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·212 syf.··
2019 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2019 23:43
Zülfü Livaneli'nin bir çok kitabını okuma fırsatım oldu, bu kitabında karakterle yazar arasındaki bağ ve konuyu ikisinin dilinden ayrı ayrı bölümler (el yazıları) vasıtasıyla sergilemesi daha önce başka bir kitapta görmediğim ilgi çekici bir anlatımdı. Sadece karakterin başından geçen ana olay açıklanana kadar ana karakterin kişiliği ile yazarın tasvirlerinin uyuşmadığı hissiyatı uyandı bende ama olaylar çözümlendikçe bu hissiyatın kaybolduğunu görüyorsunuz. Olay örgüsünden ziyade beni kitapta en çok çeken şey Stockholm ile ilgili detayların veriliş şekli ve politik mültecilerin hayat şartlarının ve ruh tahlillerinin çok iyi yapılmış olmasıydı. Kendimi onların yanında ve hayatlarının içinde hissettim. Kitabın 25 yıla yakın sürede tamamlanması ve Fransızca çeviri öncesi yeniden düzenlenmesi beni şaşırttı diyebilirim. Yıllarca okunan versiyonu üzerinden sayfalarca değişiklik yaptığını söylüyor Livaneli, bu yaygın bir şey midir, edebiyat çevrelerince nasıl değerlendirilir inceleyeceğim :) Son olarak Doğan Kitap'ın 100. baskı son kısmında yazarla yapılan "söyleşi" bölümünü çok beğendim, kitabı bitirdikten sonra kitaplığınıza geri koymadan önce yazarla son kez sohbet edip vedalaşıyormuşsunuz hissini veriyor.
Bir Kedi, Bir Adam, Bir ÖlümZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202129bin okunma